Home  |  Açıklamalar   |  BM Genel Sekreteri’nin İyi Niyet Misyonu Hakkındaki Taslak Rapora İlişkin Açıklama

BM Genel Sekreteri’nin İyi Niyet Misyonu Hakkındaki Taslak Rapora İlişkin Açıklama

 

BM Genel Sekreteri’nin İyi Niyet Misyonu hakkındaki raporunun büyük bir bölümünün Güven Arttırıcı Önlemler ve teknik komitelerle ilgili olduğu görülmektedir. Bunların önemli olduğu ancak yalnızca anlamlı olan dorudan müzakerelerin yeniden başlamasına yol açan özgün süreçle bağlantılı olduğu kabul ediliyorsa da konunun özü hakkında neredeyse hiçbir şeyden söz edilmiyor.

 

Siyasi eşitlikli iki bölgeli iki toplumlu federasyon için üzerinde anlaşmaya varılmış olan çerçeveye, Guterres çerçevesine ve müzakerelerin kalınan yerden devamına ilişkin olarak geçmiş raporlarda belirgin olan herhangi bir atıfta bulunulmadığı göz çarpıyor. BM Genel Sekreteri’nin çözümün parametrelerini tanımlayan Güvenlik Konseyi kararları temelinde hareket ettiğine dair sadece sınırlı bir atıfta bulunuluyor.

 

Maraş’taki Türkiye’nin hareketlerini ve Türkiye-Tatar’ın egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü hakkında, yani görüşmelerin yeniden başlaması için hukuk dışı devletin tanınması hakkında önkoşul öne sürmelerini kınamaktan kaçınılmaktadır. Ayrıca geçmiş raporlarda BM Genel Sekreteri Kıbrıs sorununun çözümü için motive edici olarak doğal kaynakların değerlendirilmesinde ısrar ederken, şimdi onları çözümden ayırmakta ve onların sadece hidrokarbonlarla ilgili anlaşmazlıkların çözülmesi için değerlendirilmesinden söz etmektedir.

 

Crans Montana’da görüşmelerin çökmesinin ve 2017’de kalınan yerden müzakere sürecinin yeniden başlamasına ilişkin Genel Sekreteri’nin önerilerini değerlendirmekte Cumhurbaşkanı Anastasiadis’in isteksizliğinin bugün ağır bedelini ödemekteyiz. Üzerinde anlaşmaya varılan temel yakınlaşmaların Anastasiadis ve Hristodulidis tarafından sorgulanması ve Averof’un suçlu suskunluğu bizi BM Genel Sekreteri’nin raporunda resmettiği bugünkü trajik duruma götürdü.

 

Türkiye’nin üzerinde anlaşmaya varılmış olan çerçeveyi ve müzakerelere kalınan yerden devam edilmesini veya beş yıldır sürmekte olan çıkmazın tek sorumlusu olduğunu kabul etmesi konusunda sınanması için Anastasiadis, Averof ve Hristodulidis’in rotalarını kökten değiştirmeyi istemedikleri ve bunu yapabilecek olmadıkları gayet açıktır. Alınması gereken inisiyatifler AKEL tarafından uzun bir süredir defalarca belirtilmiştir ancak hükümettekiler tarafından kabul edilmemiştir.

 

PREV

Cumhurbaşkanlığı'ndaki bu toplantıdan da önemli bir sonuç çıkmadı

NEXT

EDON’un 34. Gençlik ve Öğrenci Festivali’nde AKEL M.K. Genel Sekreteri Stefanos Stefanu’nun yaptığı konuşma