Home  |  Konuşmalar   |  İşçi sınıfının birlik, dayanışma ve mücadele günü 1 Mayıs’ta AKEL M.K. Genel Sekreteri Andros Kiprianu tarafından yapılan konuşma

İşçi sınıfının birlik, dayanışma ve mücadele günü 1 Mayıs’ta AKEL M.K. Genel Sekreteri Andros Kiprianu tarafından yapılan konuşma

 

AKEL Merkez Komitesi adına bugünkü mitinge yürekten mücadeleci selamlarımızı getiriyorum. Bugünkü 1 Mayıs daha öncekilerden farklı bir 1 Mayıs’tır. Bugünkü 1 Mayıs Kıbrıslırum ve Kıbrıslıtürk emekçileri pratikte birleştirecektir. Tam 56 yıl sonra, ortak 1 Mayıs mitingi tekrar gerçekleştirilmektedir. Bugün Kıbrıslırumlar ve Kıbrıslıtürkler birlikte yumruğumuzu gökyüzüne doğru kaldırıp güçlü bir şekilde haykırıyoruz: “Buraya kadar! Yeter artık!”

Kırk yıl işgal çok. Buraya kadar, yeter artık diyoruz, ihanetin ve bölünmenin açık yarasına. Yeter artık işgal ordusuna. Yeter artık yerleşiklere. Yeter artık halkımızın tümünün temel haklarından ve özgürlüklerinden yoksun bırakılmasına. Tüm Kıbrıslıların ortak vatanı yerine, Kıbrıs’ın yarım da olsa Helen olmasının daha iyi olacağına inanan ve 1974’te yurdumuzu bölmek isteyenlerin böylece amaçlarına ulaşmış olacaklarını bilseler de, hepimizin aynı vatanda ama ayrı yaşamasının daha iyi olacağını savunan süper vatanperverlere yeter artık diyoruz. Kıbrıs sorununun çözümsüz kalması binlerce Türk askerinin kalmaya devam etmesi demektir. Kendi vatanımızın içinde, Türkiye tarafından denetlenen yasa dışı bir oluşumun varlığının devam etmesi demektir.

AKEL olarak, tüm Halk Hareketi olarak, kararlıyız: yurdumuzun bir karışını dahi haksızlığa bağışlamamamız söz konusu olamaz. Israrla belirtiyoruz: Tek yol Kıbrıs sorununun adil çözümüdür. Bu çok zor bir yoldur, ancak ilerlememiz gereken yol budur. Kıbrısrum tarafının yıllardır var olan tezlerini, uluslararası hukuku ve Avrupa hukukunu, Birleşmiş Milletler’in kararlarını ve Doruk Anlaşmalarını kalkan alarak bu yolda ilerleyeceğiz.

Zaman verimsiz bir biçimde geçtiği takdirde, sonunda bize kalacak olan taksim olacaktır. Bunun için yurdumuzun yeniden birleşmesi perspektifini tüm gücümüzle destekliyoruz. Cumhurbaşkanı Anastasiadis’e müzakerelerde sağduyulu ve akıllı tutumlar ortaya koyması çağrısında bulunuyoruz. İleri geri taktik hareketlerden uzak durup, ilkelere sadık olması çağrısında bulunuyoruz. Devleti ve halkımızı yeniden birleştirmeyi sadece bu şekilde başaracağız. Tamamen askersizleştirmeyi ve yerleşiklerin adadan ayrılmasını güvence altına alacak bir çözümle bunu başaracağız. Güvenlik Konseyi kararlarında belirtildiği gibi siyasi eşitliğin olacağı iki bölgeli iki toplumlu bir federasyon çerçevesinde ülkemizi ve halkımızı yeniden birleştirecek bir çözümle bunu başaracağız. Tek egemenlikli, tek uluslararası kimlikli ve tek vatandaşlıklı bir devlete götürecek bir çözümle bunu başaracağız.

Bugüne kadar başarmış olduklarımızı terk edersek, bu sonuca ulaşmamız kesinlikle söz konusu olamaz. Bunun için ısrarla belirtiyoruz ki, Hristofyas-Talat görüş birliklerini Sayın Anastasiadis terk ettiği takdirde, büyük hata yapmış olacaktır. Böylesi bir durumda yaşanacak gelişmelerin sorumluluğu sadece kendisinin omuzlarında olacaktır. Ayrıca Sayın Eroğlu’nun kabul edilemez beyanlarına özlü hareketlerle değil de, iletişimsel oyunlarla yanıt vermeye kalkışıldığı takdirde, kısa zamanda çözüme ulaşabilmemiz söz konusu olamayacaktır. Kıbrıs’ı yabancı garantilerin ya da NATO’nun kollarına attığımız takdirde, gelecek nesillere barış içerisindeki bir Kıbrıs’ı bırakmayı başaramayız.

Bu vesileyle, tekrar vurgulamak istiyorum: hepimizin görevi var. Milliyetçilik ve şovenizme karşı mücadele etmeli, bunları siyasal olarak tecrit etmeliyiz. Bugünkü ortak 1 Mayıs mitinginin “Neofaşizme geçit yok!” mesajını her istikamete güçlü bir şekilde göndereceğinden eminim. Neofaşizm, Kıbrıslırumların ve Kıbrıslıtürklerin geniş halk cephesini karşısında bulacaktır. AKEL tüm gücüyle, bu yöndeki çabanın en ön safında yer alacaktır.

Kıbrıs işgalin acılarını daha fazla çekemez. Halkımız memorandumun yol açtığı sıkıntılarına daha fazla katlanamaz. Avrupa Birliği içerisinde işsizliğin en büyük hızla arttığı ülkeyiz. İki gençten biri işsiz. İşsizlerin toplam sayısı 75 bini geçiyor. 45 bin insan sosyal yardım kurumlarından bir tabak yemek bekler durumda. Binlerce Kıbrıslı evlerinin bankalar tarafından satışa çıkarılması korkusuyla yaşıyor.

Bir zamanlar Hristofyas hükümetini ve AKEL’i devletin mali işlerini kötü idare etmekle suçlayanların tümü bugün neredeler? Emeklilere verilen Paskalya ödeneğinin ekonomik krize neden olduğunu tekrar, tekrar söyleyenlerin tümü bugün nerdeler? Bankaların yanlış kararlarının ve denetimlerindeki büyük eksikliklerin bizi krize soktuğunu şimdi herkes kabul ediyor. Ancak sadece bu değil.

Mevduatların traşlanması kararının alındığı o gece Eurogroup’un tetiği çekmesini ve Kıbrıs’a son darbeyi vurmasını Sayın Anastasiadis’in kabul ettiğini zaman gösterecektir. Bugün yaşadıklarımızın tümü o gece alınan kararların sonuçlarıdır. Sayın Anastasiadis ve DİSİ’nin tezlerini paylaştıklarını ve Kıbrıs’a yardımcı olacaklarını söyleyerek övündükleri “ortaklar” ve dostlar” neredeler? Defalarca halka bahar yaşayacağı vaatlerinde bulunanlar neredeler? Bu yaşanan tecrübeden halkımızın öğrendiği bir şey varsa, o da halkın onurunun ve geleceğinin halk düşmanı politikalara karşı sadece direnerek kurtarılabileceğidir. Kıbrıs’ta ve Avrupa’da Sağ güçler yıllarca Brüksel’in her direktifine boyun eğiyorlardı. Yıllar boyunca Brüksel’den gelen her şeyin olumlu olduğunu söyleyerek halkı kandırmaya çalışıyorlardı. AKEL, Brüksel’den gelen her şeyi olduğu gibi kabul etmeyip, eleştirel bir tutum ortaya koyduğu için, yıllarca AKEL’i ideolojik saplantı ve dogmatizm içinde olmakla suçluyorlardı. Hatta bugün bile, Kıbrıs’ın adeta bir denek hayvanı gibi görülmesini kabul etmelerinden sonra bile, Memorandum’un her halükarda kendilerinin Manifestosu olduğu konusunda tahrik edici bir biçimde ısrar ediyorlar.

Tüm bu nedenlerden dolayı, bugün direniyoruz ve haykırıyoruz: Buraya kadar, yeter artık! Şimdi bizim vaktimizdir. Şimdi halkın pasifliği ve kaderciliği terk etmesinin vaktidir. Sayın Anastasiadis ve DİSİ’nin hükümette olduğu bir yıl içerisinde halkımızın kazanımları bir, bir yok edilmektedir. Sağlık, eğitim, sosyal devlet, kamu serveti alanlarında Kıbrıslıların yıllar boyunca alın terleriyle yararttıkları, “biz böyle istiyoruz” denilerek yok edilmektedir. 25 Mayıs onlara “Buraya kadar, yeter artık!” diye güçlü bir şekilde haykırmamız için bir fırsattır. Onların kendini beğenmişliklerine, keyfiliklerine ve dayatmalarına geçit vermeyeceğimiz mesajını göndermek için bir fırsattır.

AKEL’e saldırmak ve darbe vurmak, AKEL’i zayıf düşürmek ve susturmak için çeşitli yolları denediler. Asılsız iddialar ve suçlamalarla, manşetten yayınlanan yalanlarla bunu yapmaya çalıştılar. Ancak güneş balçıkla sıvanmaz. Şimdi de boşuna hiç kimseyi kandırmaya çalışmasınlar: Bu seçimler kritik seçimlerdir.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde binlerce seçmen sandığa gitmedi. Anastasiadis hükümetinin aldığı kararların sonuçlarını bugün hep birlikte yaşıyoruz. Artık kimse yanılgı içinde olmamalı, kendi kendisini kandırmamalıdır. Bu seçimlere kimse ilgisiz olamaz ve olmamalıdır. Yapılan her seçimin sonuçları yurttaşların geleceğini, çocuklarımızın geleceğini, yurdumuzun geleceğini belirlemektedir. Bu seçimlerden AKEL daha da güçlenerek çıkarsa, Kıbrıs sorunun çözümü için verilecek mücadelelerin öncü gücü güçlenmiş olacaktır. Troyka’nın ve Anastasiadis hükümetinin halk düşmanı politikalarına karşı direnişin öncü gücü güçlenmiş olacaktır. Her emekçi, her Kıbrıslı emeğinin yok pahasına satılmasına karşı direnişte sadece Sol’a güvenebileceğini biliyor. Onurlu bir gelecek için sadece AKEL’e güvenebileceğini biliyor.

Yeter artık! Buraya kadar! Hiç kimsenin bilincinin yalanlarla saptırılmasına izin vermiyoruz. Yurdumuzun ve halkımızın geleceğini onların ellerine bırakmıyoruz. Bugünden 25 Mayıs’a kadar seçimler için mücadeleye atılıyoruz. Başımız dik, onurlu bir gelecek için mücadele ediyoruz.

PREV

Kahraman şehitler Derviş Ali Kavazoğlu ve Kostas Mişaulis’in anısına ve onuruna BKP Gençlik Kolları ile EDON’un birlikte organize ettikleri etkinlikte Kıbrıs Cumhuriyeti eski Cumhurbaşkanı Dimitris Hristofyas tarafından yapılan konuşma

NEXT

EDON’un 27. Kıbrıs Gençlik ve Öğrenci Festivali’nde AKEL M.K. Genel Sekreteri Andros Kiprianu tarafından yapılan konuşma