Home  |  Açıklamalar   |  AKEL-Sol-Toplumsal İttifak’ın seçim mitinginde AKEL Genel Sekreteri Stefanos Stefanu’nun yaptığı konuşma

AKEL-Sol-Toplumsal İttifak’ın seçim mitinginde AKEL Genel Sekreteri Stefanos Stefanu’nun yaptığı konuşma

 

AKEL-SOL-TOPLUMSAL İTTİFAK bu akşam buradan tüm Kıbrıs’a güçlü bir mesaj gönderiyor, zafer mesajı gönderiyor!

 

Bu akşam, seçimlere doğru muzaffer yürüyüşümüzün son aşamasına giriyoruz!

 

SOL’un binlerce seçmenine ve aynı zamanda gidişatın değişmesini isteyen her ilerici yurttaşa buradan hepimiz şunu söylüyoruz:

 

  • Durumu değiştirmek için gereken farkı yaratma hedefiyle gelin bize katılın.

 

  • Kıbrıs’ta ve Avrupa’da talep eden güç olan AKEL-SOL-TOPLUMSAL İTTİFAK’a oyunuzla destek olun!

 

Şunu açıkça söylemek istiyorum: AKEL’e göre, Kıbrıs’ın Avrupa Birliği’ndeki mevcudiyeti tartışılmazdır. Ancak asıl şu soruya cevap vermemiz gerekiyor:

Nasıl bir Avrupa istiyoruz?

 

  • Sağ’ın ve Aşırı Sağ’ın elindeki bir Avrupa mı istiyoruz, yoksa demokrasinin, dayanışmanın ve halkının onurunun olduğu bir Avrupa mı?

 

  • NATO’nun ve savaşların Avrupa’sını mı istiyoruz, yoksa barışın Avrupa’sını mı?

 

  • İsrail ile iş birliği yapan ve İsrail’in Gazze’deki soykırımını ikiyüzlülükle görmezden gelen bir Avrupa mı istiyoruz, yoksa dayanışma ve adalet seviyesinin yükseldiği bir Avrupa mı?

 

  • Kontrolsüz Avrupa Merkez Bankası’nın faizleri arttırarak Avrupa toplumlarına diz çöktürdüğü bir Avrupa mı istiyoruz, yoksa insanı merkez alan gündemi, sosyal dayanışması, sosyal adaleti, şeffaflığı ve hesap verebilirliği olan bir Avrupa mı?

 

  • Avrupa’ya şakşakçı milletvekilleri mi, yoksa talep ve mücadele edebilecek siyasi cesarete sahip milletvekilleri mi göndermek istiyoruz?

 

AKEL-SOL-TOPLUMSAL İTTİFAK için sahte ikilemler yoktur.

 

Biz temelden farklı bir Avrupa talep ediyoruz. Bunun için mücadele ediyoruz!

Ayrıcalıklı bir azınlığın Avrupa Birliği’ni değil! Herkesin yaşam kalitesinin iyileştirilmesinde lokomotif olacak, demokratik, sosyal, barışçıl bir Avrupa Birliği için mücadele ediyoruz.

 

  • Bu mücadelemizde yalnız değiliz. Bugün 95 milyon insanın yoksulluk içerisinde yaşadığı Avrupa Birliği’nin durumundan rahatsız olanların tümüyle aynı vizyonu paylaşılıyoruz.

 

  • Kıbrıs’a laf satarken, ilkelere ve hukuka aykırı olarak Türkiye’ye silah satmakta ısrar edenlere, Avrupa Halk Partisi’ne ve Sağ güçlere set çekmek isteyen herkesle aynı vizyonu paylaşıyoruz. İşgalci güce silah ambargosu uygulanması yönünde SOL’un sunduğu öneriye karşı oy verenler Sağ ve Aşırı Sağ güçlerdir.

 

AKEL-SOL-TOPLUMSAL İTTİFAK bu seçimlere güçlü ve dinamik bir aday listesi ile giriyor.

 

Üç erkek ve üç kadının yer aldığı bir aday listesi, çünkü SOL olarak, toplumsal cinsiyet eşitliğine kendi evimizden başlamamız gerektiğine inanıyoruz. Değişimin büyük gücü olmak için Kıbrıs’ın ilerici dünyası ile birlikte kurduğumuz TOPLUMSAL İTTİFAK’tan ve partimiz AKEL’den gelen insanlardan oluşan bir aday listesi. Kıbrıslı Rumlar ile Kıbrıslı Türkler arasında köprü oluşturan ve 2019’da attığımız tarihi adımın devamını sağlayan bir aday listesi. En ön safta Giorgos Georgiu, Anna Theologu, Stavri Kalopsidiotu, Andros Karayiannis, Niyazi Kızılyürek ve Melani Stelyu ile birlikte bugün ve gelecek için yollar açıyor, perspektif sunuyoruz. Yürekleri SOL’da atan seçmenlere, ilerici ve demokratik kesimlere net bir seçenek sunuyoruz.

 

9 Haziran’da yapılacak Avrupa Parlamentosu seçimleri ülkemizi ve halkımızı ağır bir şekilde etkileyen iki gerçeğin gölgesinde gerçekleştiriliyor. Bir yandan, Kıbrıs sorununun tam anlamıyla uç noktada bulduğu durum. Öte yandan toplumu ezen ve ekonomiyi boğan pahalılık.

 

Ayrıca bu seçimlerin gündemini belirleyen bir gerçek daha var: Mülteci sorunu. Biz sorunları halının altına itmiyoruz. Topluma yakından kulak veriyoruz ve toplumun bu büyük sosyal sorundan duyduğu rahatsızlığı anlıyoruz. Ancak aynı zamanda nefret söylemlerini ve topluma korku saçmayı pusula edinerek siyaset yapmayı da kesinlikle reddediyoruz. Aşırı Sağ’ın insanlık düşmanı söylemine karşı çıkıyoruz. Mülteci sorununun çözümünde siyasi cesaret ve empatiyle öne çıkan önerilere duyulan ihtiyacı bildiğimiz için, biz, sorumlulukların Avrupa devletleri arasında eşit bir şekilde paylaşılması kriteriyle somut önerilerimizi sunduk. Talep ve mücadele eden güce yakışır şekilde, halkımızın haklarını öne çıkarırken aynı zamanda insancıllığımızı da kaybetmeden sorunlara çözümler öneriyoruz.

 

Kıbrıs sorununa gelince, eminim ki burada bulunan herkes, ama siyasi yönelimi ne olursa olsun yurttaşların büyük bir kısmı, Kıbrıs sorununun kritik ve tehlikeli aşamadan geçmekte olduğunu anlamaktadır. Eğer Sayın Maria Angela Holguin’in çabaları sonuçsuz kalırsa ya da tekrar çökecek yeni bir sürece sürüklenirsek, sonuçlar Kıbrıs meselesi ve Kıbrıs açısından ölümcül olmasa da çok ağır olacaktır. Birleşik ve özgür bir vatanda yeniden yaşama umudu açısından ölümcül olacaktır.

 

Kıbrıs sorununda süregiden çıkmaz karşısında AKEL 2020’den itibaren somut bir öneride bulundu. Önerimiz, Erdoğan-Tatar ikilisinin iki devletli çözüm iddialarını pratikte boşa çıkarıp, Kıbrıs’ın siyasi eşitliğe dayalı iki bölgeli iki toplumlu bir federasyon temelinde yeniden birleşmesine yönelik çerçeveyi korumaktadır. Bu öneri, müzakerelerin 2017’de kesintiye uğradığı yerden Guterres Çerçevesi ve müzakere müktesebatının tümü temelinde yeniden başlatılması için ikna edici bir hazırlığı ifade eden bir öneridir. Somut koşullar altında çözüm için dinamizm yaratabilecek bir faktör olan enerji alanına ilişkin belirli önerileri içeren bir öneridir.

 

Bir büyük mesele de artan pahalılık. Bu mesele seçimlerin gündeminde olmasa da günlük hayatımızın en önemli meselelerinin başında yer almaktadır. AKEL sadece taleplerde bulunarak değil; bu konuda da araştırma, tespit ve bulgularla somut önerilerde bulundu. Sonuçta pahalılığın, yüksek faiz oranlarının, aşırı yüksek olan kiraların, düşük ücretlerin, hızla artan yakıt ve elektrik fiyatlarının ne anlama geldiğini hane halkı, emekçiler, gençler, küçük ve orta ölçekteki işletmeler, kredi borcu olanlar herkesten daha iyi biliyorlar. Toplumun ne kadar sıkıntı çektiğini nihayetinde anlaması gerekenler bugün hükümette olup ülkeyi yönetenlerdir. Ancak onlar büyük bir gerçeği gizlemeye çalışıyorlar. Ülkede yaşayan, halktan insanların cepleri boşalırken, kimilerinin kasalarının dolup taşıyor. Bankaların, enerji şirketlerinin kasaları ve aynı zamanda halkın ödediği vergilerden yüz milyonlarca avronun biriktiği devlet kasası dolup taşıyor

 

Bu durum karşısında AKEL, bankaların beklenmedik bir biçimde elde ettikleri kârların vergilendirilmesi ve böylece sağlanacak kaynaklarla somut hedefleri olan bir sosyal politikanın yaşama geçirilmesi amacıyla Meclis’e yasa önerisi sundu. Bu öneri İspanya’da başarılı bir şekilde uygulanan modele dayanan bir öneridir ve binlerce hanenin, genç çiftlerin, banka borçlarının bir gecede hızla arttığını gören ve ekonomik olarak boğulanların desteklenmesi için devlet hazinesine on milyonlarca avro getirebilir.

 

Hükümetin ve diğer partilerin toplumumuzun büyük bir kısmının yaşadıklarını umursamamaları gerçekten nasıl mümkün olabiliyor? Binlerce gencin ev sahibi olamamasını umursamamaları nasıl mümkün olabiliyor? Onlar kayıtsız kalsa da biz toplumun yanındayız ve bu yüzden de halkın desteklenmesini talep ediyoruz. Artan pahalılık konusunda hükümetin hiçbir şey yapmamasına karşı ve toplumun sırtından beslenmeye devam eden büyük çıkar çevrelerine karşı etkin bir şekilde mücadeleye devam ediyoruz.

 

Seçimlere 10 gün kaldı ve alacağımız sonuç için iyimser olduğumuzu kesinlikle söyleyebilirim. Toplumdan her gün aldığımız mesajlar nedeniyle iyimseriz. İyimseriz, çünkü yürekleri SOL’da atan kitlelerin beklentilerinde ve taleplerinde yer aldığı üzere, geçtiğimiz dönemde AKEL daha iyi, daha etkin olmak hedefiyle radikal değişiklikler yapma cesaretini gösterdi. İyimseriz, çünkü topluma daha da fazla açılarak, SOL’da örgütlü olmalarsa da AKEL ve SOL kesimlerin birlikte kurduğu büyük TOPLUMSAL İTTİFAK’ta bir araya gelen insanlara, demokrasiye ve ilerlemeye olan inancımızın mayasıyla işbirliği elini uzatma yönünde tarihi bir karar aldık.

 

Bu geniş toplumsal cephe karşısında kimileri bugünlerde bir panik yaşıyorlar. Yalanlara ve çarpıtmalara başvurarak, anti-komünizmi ve iki aşırı uç teorisini naftalinden çıkarıp, tekrar ortaya sürüyorlar. Biz, bu toksik taktiklere kapılmayacağız, boyun eğmeyeceğiz. Halkın çoğunluğunun çıkarlarını ön planda tutarak; olumlu ve ilerici bir gündem temelinde politikamızı uygulamaya devam edeceğiz.

 

Seçimlere on gün kala artık son düzlükteyiz. Mesajımız tek ve net: Bu seçimlerden hep birlikte AKEL-SOL-TOPLUMSAL İTTİFAK’ı güçlü ve öncü olarak çıkaralım ve ülkemizdeki bu kötü gidişata son verelim. Ve sandıktan güçlenerek çıkacak olan AKEL, ülkemizin bugünü ve yarını için umudu güçlendirecektir.

 

  • AKEL-SOL-TOPLUMSAL İTTİFAK’a verilecek oy, bocalayan Hristodulidis hükümetine karşı militan, ciddi, sağlam ve mücadeleci muhalefete destek vermek demektir.

 

  • AKEL-SOL-TOPLUMSAL İTTİFAK’a verilecek oy, hükümete iktidarını ve kibrini kontrol eden büyük ve etkili bir güçle karşı karşıya olduğunu haykıran bir mesaj olacaktır.

 

  • AKEL-SOL-TOPLUMSAL İTTİFAK’a verilecek oy emekçiler için, gençler için, hane halkı için, orta sınıf için, küçük girişimciler için, yani piyasanın, bankaların ve ülkeyi kendi çiftlikleri sanan büyük çıkar gruplarının kontrolsüzlüğü karşısında savunulma ihtiyacı olan herkes için talep ve mücadele gücüne destek demektir.

 

  • Ve son olarak -ve belki de en önemlisi- güçlü bir SOL, Kıbrıs’ta ve Avrupa’da ilerleyen Aşırı Sağ’a karşı demokrasi cephesinin güçlü olacağı demektir. Avrupa’nın, adeta Nazilerin iktidara gelmesinden önceki dönemi andıran bir durumda olduğu apaçık ortadadır ve ülkemizde de 1974 öncesindeki günleri hatırlatan pek çok şey yaşanmaktadır.

 

Aşırı Sağ’a ve Neofaşizm’e karşı yıllardır tek başına direnen güç biziz. Diğer siyasal güçler ELAM’a göz yumarken veya ELAM’la al-vere girip, anlaşmalar yaparken, biz onlarla her türlü diyaloğu reddederek, demokrasiyi savunma hattını çizdik. Ülkemizin yakın siyasi tarihi Anastasiadis’in, Hristodulidis’in ve Annita Dimitriu’nun makamlarına ELAM’ın oylarıyla geldiklerini yazmaktadır ve görünen o ki o senetler hala daha hazin alışverişlerle ödenmektedir.

 

Avrupa’da Sağ Avrupa seçimlerinin ertesi günü Aşırı Sağ’la işbirliğine hazır olduğunu şimdiden duyurdu. Ancak sorun onların Aşırı Sağ’la sadece işbirliği yapmaları değil, aynı zamanda her geçen gün söylemlerinde, politikalarında, SOL’a karşı tavırlarında Aşırı Sağ’a daha da çok benzemeleridir.

 

Ülkemizin ve kıtamızın tarihinde kara bir sayfanın bir kez daha tekrarlanmasına izin vermemeleri için tüm demokratik ve ilerici Kıbrıslılara çağrıda bulunuyoruz. Hep birlikte demokrasi, ilerleme, dayanışma değerlerini savunmak için, herkesin insan haklarını savunmak için, kimilerinin ideolojik saplantılarının bedelini hala daha ödeyen memleketimizin tarihini savunmak için çağrıda bulunuyoruz.

 

Önümüzdeki 10 günde ülkemizin gidişatını farklı bir şekilde yazmaya başlayabiliriz, ülkeyi çıkmaza sokan güç dengelerini ve siyasi haritayı değiştirebiliriz. Avrupa Parlamentosu ve yerel yönetim seçimleri Kıbrıs’ımızın ihtiyaç duyduğu büyük değişimin yolunu açabilir.

 

Önümüzdeki 10 günde Giorgos, Anna, Stavri, Andros, Niyazi, Melani ile birlikte hepimizin, SOL ve TOPLUMSAL İTTİFAK camiasının tümünün ortak çabasıyla farkı yaratıp, değişimi başlatabiliriz.

 

Hep birlikte ilerliyoruz.

Her zamanki gibi temiz ve dürüst olarak! Birlik içinde ve kararlılıkla!

İlerlemenin gücü, büyük ve mücadeleci bir SOL için!

Umut ve özgüvenle ilerliyoruz.

 

Aşırı Sağ’ın karşısında güçlü bir kale olmaya devam etmek için, demokrasinin kazanması için!

 

Kıbrıslı Türk yurttaşlarımızla ortak, özgür bir vatanda barış içinde beraber yaşamak için hep birlikte ilerliyoruz!

 

SOL mücadele etmeyi ve kazanmayı biliyor.

Ve bu mücadeleyi de kazanacağız!

 

Haydi daha da güçlü bir şekilde, hep birlikte ilerliyoruz!

 

PREV

AKEL sağlık emekçilerinin haklı taleplerini destekliyor

NEXT

9 Haziran’da hem Avrupa için hem de Kıbrıs için oy veriyoruz