Milletvekili Seçimleri ile ilgili basın toplantısı
AKEL: ÇIKAR ÇEVRELERİNİN KARŞISINDA – TOPLUMLA BİRLİKTE
Milletvekili Seçimleri ile ilgili basın toplantısının başlangıcında AKEL Genel Sekreteri Stefanos Stefanu’nun yaptığı konuşma:
AKEL–Sol–Yeni Güçler Meclis Grubu son beş yıl içinde yalnızca daha iyi olmayı değil, esasen diğerlerinden farklı olmayı da hedefledi. Ayrıcalıklı bir avuç azınlığın değil, geniş toplumsal çoğunluğun ihtiyaçlarını temel alarak yolumuzu belirledik. Tutarlılıkla, net pozisyonlarla ve her zaman emekçileri, orta sınıfı, gençleri, emeklileri ve ekonomik olarak kırılgan grupları merkeze alan siyasi bir çizgi izledik:
- Enflasyona ve hayat pahalılığı krizine karşı koyulması,
- Bu ülkenin gençleri için bir gelecek perspektifi oluşturulması,
- Hukuk devleti, şeffaflık, insan hakları ve demokrasinin güçlendirilmesi hedeflerine yöneldik.
NELER BAŞARDIK?
Çalışma yaşamı ve insan onuru
AKEL yoğun iş güvencesizliğinin yaşandığı bir dönemde emekçilerin korunmasında öncülük etti:
- Uzaktan çalışma düzeninde çalışanlar için “bağlantıyı kesme hakkının” güvence altına alınmasını,
- Emekçilerin aşırı çalışma koşullarına karşı korunmasını,
- İş sağlığı ve güvenliği konularında emekçilere eğitim sunulmasının güvence altına alınmasını,
- İş yerlerinde uzun süre ayakta çalışan emekçiler için yasal düzenlemeyi,
- Süresiz sözleşmeli öğretmenlerin haklarının iyileştirilmesini başardık.
Sosyal güvence ve insan hakları
AKEL, daha fazla güvence ve daha az eşitsizlik içeren bir toplum için verdiği mücadelelerle:
- Cinsiyete dayalı ve aile içi şiddet mağduru kadınlar için ücretsiz hukuki yardım sunulmasını,
- Kanser hastalığı geçiren bireylerin “unutulma hakkına” sahip olmalarını,
- Kanser hastalığı geçiren kişilere karşı yapılan ayrımcılığa son verilmesi için “Unutulma Hakkı”nın güvence altına alınmasını ve bu kişilerin sigorta dahil finansal hizmetlere adil erişiminin yolunun açılmasını,
- İntikam pornografisinin suç haline getirilmesini,
- Yapay zekâ ile üretilen çocuk pornografisi materyallerinin suç kapsamına alınmasını,
- Doğum izninin 18 haftadan 24 haftaya çıkarılmasını ve ebeveyn izninin arttırılmasını,
- Birlikte yaşama durumlarında tek ebeveyn yardımının güvence altına alınmasını başardık.
Hayat pahalılığı – Enerji
AKEL artan hayat pahalılığı karşısında yurttaşlar lehine somut müdahaleler talep eden güç oldu. Başardıklarımız arasında şunlar öne çıkmaktadır:
- Kriz dönemlerinde akaryakıt fiyatlarına tavan fiyat uygulanmasını mümkün kılan yasal değişiklikler,
- Baskılarımız sonucunda elektrikte KDV’nin düşürülmesi,
- Yeşil vergilerin uygulanmasının askıya alınması.
Çevre ve kamu yararı
AKEL tarımsal olarak verimli arazileri, çevreyi ve toplumu feda eden bir “yeşil dönüşüm” anlayışını kabul etmemektedir. Kaydettiğimiz diğer başarılarımızın yanı sıra:
- Verimli tarım arazilerine güneş panelleri kurulmasının yasaklanmasını,
- Sağlıklı ve sürdürülebilir çevre hakkının anayasal güvence altına alınmasını,
- Kamu kaynaklarının yönetiminde kamu yararının ve şeffaflığın korunmasını sağladık.
Bu noktada ayrıca, kullanılmayan yenilenebilir enerji izinlerinin geri alınmasına yönelik AKEL’in önerisini Meclis çoğunluğunun reddettiğini belirtmeliyim. Bu durum, açıkça kamu yararı aleyhine çıkar çevrelerine hizmet eden bir harekettir.
KİMLERLE KARŞI KARŞIYA GELDİK?
AKEL Meclis Grubu son beş yılda yalnızca gözlemlerde bulunup, tespitler yapmakla sınırlı kalmamıştır. Meclis içinde ve dışında mücadeleler verdi.
Gemsiz bir biçimde hareket eden bankalarla, büyük ekonomik çıkar çevreleriyle, enerji alanındaki fahiş kârlarla, eşitsizlikleri derinleştiren hükümet politikalarıyla ve piyasanın sosyal kurallar olmadan işlemesi gerektiği anlayışıyla karşı karşıya geldik, çatıştık.
Hükümete baskı yaptık. Öneriler sunduk. Toplum için kazanımlar elde ettik. Ve çabalarımız engellendiğinde, kimin gerçekten halkın çoğunluğuna, kimin ise bir avuç azınlığa hizmet ettiği ortaya çıktı.
Sonuç olarak, Meclis’te —ve genel olarak siyasette— yalnızca yasa tasarıları veya önerileri değerlendirilmez. Esas olarak toplum ve ekonomi hakkındaki farklı anlayışlar da gözler önüne serilir ve değerlendirilir.
Bankaların aşırı kârlarının vergilendirilmesine ve elde edilecek gelirin topluma geri dönmesinin sağlanmasına yönelik bir yasa önerisi sunduk. Çünkü yurttaşlar harcadıkları her avronun hesabını yapmak durumundayken, kimileri rekor düzeyde kârlar elde ediyordu. Sunduğumuz yasa önerisi bankaları koruma rolünü bilinçli olarak üslenenler tarafından yalnızca bir oy farkla reddedildi.
Ayrıca:
- Yenilenebilir enerji kaynakları şirketlerinin aşırı kârlarının vergilendirilmesi,
- Çok yüksek değerli taşınmaz malların vergilendirilmesi,
- Büyük mal varlıklarına sahip kayıtlı şirketlere adil, orantılı ve kademeli yıllık harç uygulanması için de yasa önerileri sunduk.
Meclis’in toplum yararına kabul ettiği birçok yasayı son yıllarda Cumhurbaşkanı defalarca geri gönderdi ve/veya Anayasa Mahkemesi’ne sevk etti.
- Bankalara konut kredisi borcu olanların aşırı borçlandırılma ve haksız sözleşme şartlarının uygulanması durumunda mahkemeye başvurma hakkına sahip olmaları için,
- Elektrik faturalarında KDV’nin düşürülmesi için,
- Süresiz sözleşmeli öğretmenlerin hakları için,
- Devlet arazisinin tahsisi hakkında düzenleme için,
- Trafik ışıklarına kronometre konulması için sunduğumuz yasa önerilerinde bu durumun yaşandığını gördük.
AKEL’in baskısı sonucunda hükümet başlangıçta reddettiği birçok önerimizi kabul etmek zorunda kaldı.
Bu, AKEL ne kadar güçlü olursa, toplum lehine o kadar fazla baskı oluşturulabileceğini göstermektedir.
İLK BEŞ GİRİŞİMİMİZ
Yeni Meclis’te AKEL–Sol–Toplumsal İttifak toplum için çalışmalarını sürdürecektir. Yeni meclis döneminin başından itibaren üstleneceğimiz beş alandaki ilk girişimlerimiz:
- Ayrıcalıklı Azınlıktan Çoğunluğa
Bu alandaki yaklaşımın mantığını açıklamak için, AB’nin kalbi olan Avrupa Komisyonu’nun kısa bir süre önce yayımladığı “Wealth Taxation, Including Net Wealth, Capital and Exit Taxes” (Net Servet, Sermaye ve Çıkış Vergileri Dahil Servet Vergilendirmesi) adlı araştırmasına atıfta bulunacağım: Bu araştırma birçok üye ülkede servet eşitsizliğinin arttığını ortaya koymaktadır.
Kıbrıs’ta bu tablo daha da belirgindir çünkü en zengin %10’luk kesim Avrupa Birliği’ndeki en yüksek servet yoğunlaşmalarından birini kaydederek toplam servetin %67’sini elinde bulundurmaktadır.
Aynı araştırmaya göre, net serveti 100 milyon avroyu aşanlar için %2’lik yıllık vergi uygulanması durumunda Kıbrıs yılda 1,2 milyar avro gelir elde edebilecektir ve bunun 800 milyon avrosu milyarderlerden gelecektir. Avrupa Komisyonu verilerine göre, %3’lük oranla ise bu gelir 2,1 milyar avroya çıkabilecek ve bunun 1,2 milyar avrosu milyarderlerden sağlanacaktır.
Bu nedenle, toplum yararına olacak şekilde servetin vergilendirilmesini ve devletin sağlayacağı gelirle yurttaşları hayat pahalılığına karşı desteklenmesini hedeflemeye devam edeceğiz. Devlet, sosyal politikalar ve programların uygulanması için gerekli kaynakları buradan sağlayabilir.
AKEL yasalaşması için şu yasa önerilerini sunmuştur:
- Bankaların aşırı kârlarının vergilendirilmesine yönelik öneri. Elde edilecek gelirler (a) yeni ve mevcut konut kredilerinde borçlanma maliyetlerinin karşılanmasına ve (b) kırılgan borçluların desteklenmesi için kullanılacak ekonomik teşvik ve hibeler şeklindeki destek planlarına yönlendirilecektir.
- Yenilenebilir enerji kaynakları şirketlerinin aşırı kârlarının vergilendirilmesi ile elde edilecek gelirlerin enerji yoksulluğuyla mücadele için (ekonomik olarak kırılgan olan tüketicilere sübvansiyonlar, fiyat artışlarının telafisi, enerji verimliliği iyileştirmeleri vb. amaçlar için) kullanılmasına yönelik öneri.
- Büyük değerdeki taşınmazların (3 milyon avro üzeri) %0,1 oranında) vergilendirilmesi. Kıbrıs dünyada emlak vergisi uygulamayan çok az ülkeden biridir.
- Konut sorunu – Üçüncü ülke vatandaşlarının gayrimenkul alımı
Üçüncü ülke vatandaşları ve yabancı sermayeli şirketler tarafından kontrolsüz şekilde yapılan gayrimenkul alımları artık doğrudan konut arzını etkilemekte ve hem satış hem de kira fiyatlarının yükseğe fırlamasına yol açmaktadır
AKEL Meclis İçişleri Komitesi’nde görüşülen yasa önerilerinin Genel Kurul’da oylanmasını talep edecektir. Bu öneriler şunlardır:
- Şirketler ve devir belgeleri üzerinden oluşan yasal boşlukları kapatılması,
- Gayrimenkullerin büyük ölçekte belirli ellerde yoğunlaşmasının sınırlandırılması,
- Tarım ve orman arazilerinin satın alınmasının yasaklanması,
- Kritik bölgelerin ve altyapıların korunması,
- “Altın vize” programının düzenleyici şartlarla daha sıkı hale getirilmesi.
Bizim tutumumuz çok nettir: Vurgunculuk ve daha fazla kâr uğruna konut hakkı ve toplumsal uyum kurban edilemez. Bu tutumun yabancı düşmanlığı veya ırkçılıkla hiçbir ilgisi yoktur; toplumun, genç kuşakların ve insanların kendi ülkelerinde yaşayabilme hakkının korunmasıyla ilgisi vardır.
Konut sorununa ilişkin diğer girişimlerimiz şunlardır:
- «Kira yerine taksit» planına dahil olma kriterlerinin genişletilerek daha fazla hanenin bu planın kapsamına dahil olabilmesi.
- Güneş panelleri ve enerji depolama sistemleriyle enerji verimliliğini ve tasarrufunu artırmaya yönelik programların aktif hale getirilmesi.
- Uygun fiyatlı konut projelerini finanse edecek bir finansman mekanizmasının kurulmasının teşvik edilmesi.
- Emekçilerin korunması ve gelirlerinin desteklenmesi
AKEL, toplu iş sözleşmelerinin çalışanların %80’ini kapsayacak şekilde genişletilmesini öngören asgari ücretle ilgili Avrupa Direktifi’ni dikkate alarak, toplu iş sözleşmelerinin uygulanmasının kurumsal ve yasal olarak güvence altına alınması ve tüm ekonomik sektöre yaygınlaştırılmasına yönelik modern bir toplumsal diyalog başlattı.
Toplu iş sözleşmeleri tarafından kapsanmayan emekçileri için asgari çalışma koşullarının yasal güvence altına alınmasını savundu ve savunmaya devam edilecektir.
- Hayat pahalılığı
Öncelikli hedef enerji maliyetlerinin düşürülmesidir. Bunun için:
- Elektrikte KDV’nin kalıcı olarak %5’e indirilmesini,
- Yakıtlardaki çifte vergilendirmenin sona erdirilmesini,
- Kıbrıs Elektrik Kurumu’nun sosyal tarifelerinin genişletilmesini ve otomatik olarak uygulamasını,
- Kıbrıs Elektrik Kurumu’nun yeşil enerji pazarına girmesine ve enerji karışımına dahil etmesine izin verilmesini,
- Enerji verimli köylerin oluşturulmasının teşvik edilmesini öneriyoruz.
- Genç ebeveynler / düşük doğum oranı
Düşük doğum oranı sorununa karşı koyabilmek için genç ailelerin desteklenmesi şarttır.
Genç ebeveynler somut programlar ve güçlü altyapılarla desteklenmelidir.
Somut olarak:
- Dünya Sağlık Örgütü önerisine uygun olarak doğum izni ilk çocuktan itibaren 26 haftaya çıkarılmalıdır.
- Şu anda maaşın %72’si düzeyinde olan annelik/babalık/ebeveynlik izni ödeneği toplu sözleşmeler aracılığıyla tamamlanmalıdır.
- Sosyal sigorta şartlarını karşılayamayan kadınlara doğum için bir sefere mahsus annelik ödeneği verilmelidir.
- İlk çocuk için 5.000, ikinci için 10.000, üçüncü için 15.000 avro doğum yardımı yasalaştırılmalıdır.
- Çocuklar için tüm aşılar tamamen karşılanmalıdır.
- Özel ihtiyacı olan bebekler için özel süt ve mamaların bedeli karşılanmalıdır.
- Tam gün yaz okulları çocukların yaratıcılıklarını geliştirmeleri için eğitim programlarıyla güçlendirilmelidir.
- Dikkat eksiliği, hiperaktivite ve otizmden sorunları olan çocuklar için (çocuk psikolojisi, ergoterapi, konuşma) terapilerine yönelik giderlere destek artırılmalı veya tamamen karşılanmalıdır.
Sonuç olarak:
Bu milletvekili seçimlerinde esas mesele, toplum için hangi sesin daha güçlü olacağıdır. Hangi gücün çıkar odaklarıyla çatışmaya devam edeceğidir. Çalışanları, gençleri, aileleri, emeklileri ve hayat pahalılığından, güvencesizlikten ve eşitsizliklerden etkilenen herkesi hangi gücün savunacağıdır.
NEDEN DAHA GÜÇLÜ BİR AKEL GEREKİYOR?
Çünkü Meclis’te başardığımız her toplumsal kazanım mücadeleler, somut ve gerçekçi öneriler, toplum ve yarın için bir plan sayesinde elde edilmiştir.
Bugün hayat pahalılığına, aşırı kârlara, konut krizine ve iş güvencesizliğine karşı:
- Çıkar çevreleriyle uzlaşmayan,
- Eşitsizlikler karşısında sessiz kalmayan,
- Hükümetin halk aleyhine politikalarına karşı bir set olmaya devam eden,
- Toplum yararı söz konusu olduğunda siyasi maliyet hesabı yapmayan siyasi bir güce ihtiyaç vardır. Bu güç de AKEL’dir.
- Toplumun korunması için,
- Emekçilerin desteklenmesi için,
- Gerçek bir konut politikası için,
- Aşırı kazanç elde edenlerin daha fazla vergi ödemesi için,
- Genç neslin yeniden bir gelecek perspektifi kazanması için daha güçlü bir AKEL gereklidir.
Çünkü hiçbir şey bahşedilmez. Her şey mücadeleyle kazanılmıştır.
Önümüzdeki mücadeleler için daha güçlü bir AKEL gerekmektedir.
Mücadeleci, sorumluluk sahibi ve hak talep eden bir AKEL; daima yaptığı gibi, büyük çıkar gruplarına karşı toplumun yanında olacak güçlü bir AKEL gerekmektedir.