Kıbrıs sorununun çözüme kavuşturulmaması ülkemiz için sürekli bir tehlike kaynağıdır
AKEL eski Genel Sekreteri Andros Kiprianu’nun “Kıbrıs Sorununun Dar Boğazlarından Geçerken: Kişisel Bir Tanıklık” başlıklı kitabının tanıtımı geçtiğimiz günlerde yapıldı. Kitabın tanıtımını Tumazos Çelebis, Takis Hacidimitriu ve Tasos Hristofidis yaptı. Kıbrıstürk toplumunun eski liderleri Mehmet Ali Talat ve Mustafa Akıncı da gönderdikleri video mesajları aracılığıyla etkinliğe katılanlara hitap ettiler.
AKEL Genel Sekreteri Stefanos Stefanu etkinlikte yaptığı konuşmada, Kıbrıs sorununun çözüm perspektifinin korunmasının önemine ve mevcut statükonun sürmesinin beraberinde getirdiği tehlikelere dikkat çekti.
Stefanos Stefanu kitabı Kıbrıs sorununa ilişkin önemli bir birincil kaynak niteliğinde tanıklık olarak nitelendirerek, sorunun çözümüne yönelik çabalar etrafında şekillenen kritik dönemlerin, kararların ve süreçlerin bu kitapta kayıt altına alındığını belirtti. Stefanu kitabın içerdiği bilgiler aracılığıyla kamuoyundaki tartışmaların merkezinde kalması gereken bazı temel gerçeklerin ortaya koyulduğunu ifade etti.
Kıbrıs sorununun çözüme kavuşturulmadığı koşullarda var olan durumun durağan bir durum olmadığının, tam aksine giderek daha olumsuz koşullara doğru sürekli bir kayış anlamına geldiğinin altını çizen AKEL Genel Sekreteri Stefanu sorunun çözüme kavuşturulmamasının ülke ve gelecek nesiller için sürekli bir tehlike kaynağı oluşturduğunu vurgularken, aynı zamanda Kıbrıs’ı su kaynakları, enerji ve ülkenin Doğu Akdeniz’deki rolü gibi alanlarda önemli kalkınma fırsatlarından ve stratejik seçeneklerden de mahrum bıraktığını belirtti.
Türkiye’nin rolüne değinen Stefanu, bir anlaşmaya varmanın zorluğuna rağmen cevabın hiçbir şey yapmadan atalet içinde olmak olamayacağını söyledi. Tam aksine, Ankara’nın sorumluluklarıyla yüzleşmesini sağlamak ve çözüm sürecinde ilerleme için gerekli koşulları oluşturmak amacıyla sürekli girişimlere ve müzakere faaliyetlerine ihtiyaç olduğunu vurgulayan Stefanu zamanın geçmesinin yol açtığı olumsuz sonuçlara özellikle dikkat çekti. İşgal altındaki bölgeye taşınan nüfus, Kıbrıslırumlara ait mülklerin yasa dışı bir şekilde satılmaları, kültürel mirasın tahrif edilmesi yoluyla sürekli yeni oldubittilere yol açıldığını dile getirdi. Stefanu adada süregiden bölünmenin iki toplumun kolektif bilincini etkileyerek taksimin normalmiş gibi görülmesine zemin hazırlamakta olduğunu da ifade etti.
Çözüm hedefli görüşmelerin yeniden başlaması yönünde BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in yeni bir girişim başlatma perspektifine de değinen AKEL Genel Sekreteri Stefanos Stefanu müzakerelerin Crans-Montana’da kesintiye uğradığı noktadan devam etmesi ve bugüne kadar oluşan müzakere müktesebatının değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Stefanu tüm tarafların siyasi irade ve gerçek bir bağlılık göstermesi halinde çözümün ve yeniden birleşmenin mümkün olacağını belirtti.
Konuşmasının sonunda Stefanos Stefanu, Andros Kiprianu’nun kitabını Kıbrıs sorununa ilişkin toplumsal hafızaya ve kamuoyu tartışmalarına önemli bir katkı olarak nitelendirdi ve bu kitabın ülkenin geleceği üzerine anlamlı bir düşünme sürecine vesile olmasını temenni etti.
Ayrıca Kıbrıs sorununun çözümünün yalnızca siyasi bir hedef değil, aynı zamanda barış, istikrar ve iş birliği koşullarının güvence altına alınması için bir zaruret olduğunu vurgulayan Stefanu ülkenin yeniden birleşmesinin, Kıbrıslırumlar ve Kıbrıslıtürkler için, Kıbrıslıların tümü için yeni kalkınma fırsatları yaratacağını da sözlerine ekledi.