Konut krizi hükümetin aldığı önlemlerden çok daha büyük
İçişleri Bakanlığı tarafından açıklanan yeni konut önlemleri konut krizinin boyutuna ve derinliğine yanıt vermiyor. Hükümet konut krizini hâlâ bir planı olmaksızın, yarım yamalak önlemler ve geçici çözümlerle ele almaya devam ediyor.
Yeni açıklanan önlemler hâlihazırda taşınmaz mülk sahibi olan veya konut inşa etmeye yetecek önemli mali kaynaklara sahip ailelere yönelik. Ancak bunlar, acı bir gerçeklikle karşı karşıya bulunan gençlerin ve ailelerin çoğunluğunu kapsamıyor. Bu insanlar ya yüksek inşaat maliyetleri nedeniyle ve yükselen faiz oranları ile yüksek banka masraflarının yol açtığı, uygun koşullarda finansmana erişim imkânsızlığı yüzünden konut satın alamıyor veya inşa edemiyor ya da tek seçenekleri olan kiralık konutlara dahi yüksek kiralar nedeniyle erişemiyor.
Aynı zamanda, Yerel Planların hâlâ gözden geçirilmesi ve değiştirilmesi sürecinde olduğu bir dönemde Hükümetin yapılaşma imkânlarını artıran yeni şehircilik teşvikleri açıklaması, bariz bir çelişki yaratıyor. Yapılaşma katsayıları ve imar geliştirme olanakları, münferit açıklamalar ve yarım yamalak imar düzenlemeleriyle değil, kapsamlı bir şehircilik planlaması çerçevesinde belirlenmelidir.
Mesele, Hükümetin kaç açıklama yapacağı değil, kaç ailenin gerçekten destekleneceğidir. Bu nedenle kapsamlı planlamanın şunları içermesi gerektiğinde ısrar ediyoruz:
- Konut konusunda kapsamlı ve bütünlüklü bir planlama hazırlayacak tek bir konut politikası kurumunun oluşturulması.
- Sosyal ve uygun fiyatlı konutların geliştirilmesi amacıyla devlet arazilerinden yararlanılması.
- Konut Finansman Kurumu’nun bugün sahip olduğu ciddi yetersizliklerin giderilmesi yoluyla uygun koşullarda finansmana erişimin güçlendirilmesi.
- Sosyoekonomik kriterler temelinde kira desteği sağlanması.