Kıbrıs Sorunu: Sözlerden eyleme geçilmeli
BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs sorunu hakkındaki değerlendirmesi uzun zamandır endişeyle dile getirdiğimiz hususu doğruluyor. Son aylardaki hareketliliğe ve iki liderin kamuoyu önünde üstlendikleri taahhütlere rağmen, Kıbrıs sorununun yeniden çözüm yoluna girebilmesi için gerekli olan esaslı ilerleme kaydedilmedi. Üstlenilen taahhütlere rağmen ne yeni Güven Artırıcı Önlemler (GAÖ) konusunda anlaşmaya varıldı ne de Kıbrıs sorununun özüne ilişkin gerekli ilerleme sağlandı.
Artık soru, iki liderin bundan sonraki adımlar için kısa bir süre içerisinde gerekli koşulların oluşturulması, Türkiye’nin uzlaşmazlığının aşılması ve genişletilmiş bir konferansın toplanması ile esaslı müzakerelerin yeniden başlatılması için ne yapacaklarıdır.
Birleşmiş Milletler tarafından yakınlaşmaların kayda geçirilmesi sürecinin tamamlanması önemli bir ilk adımdır. Ancak iki lider müzakere müktesebatının değerlendirilmesi ve müzakerelerin başarıyla sonuçlanma ihtimali artırılarak yeniden başlatılması için net koşulları oluşturacak somut bir yol haritası üzerinde anlaşmadıkları takdirde, tek başına bu yeterli değildir.
BM Genel Sekreteri bundan sonraki adımlar için nelerin gerekliği olduğunu açıkça ortaya koyarken, mevcut durgunluğun ve çıkmazın sürdürülmesi bir seçenek değildir. Bu, ülkemizin geleceği açısından tehlikelidir. Sözlerden eyleme, tespitlerden girişimlere ve taahhütlerden somut sonuçlara geçilmesi gerekiyor.