Home  |  Açıklamalar   |  Hristodulidis hükümeti kültürel faaliyetleri değersizleştirilmeye devam ediyor

Hristodulidis hükümeti kültürel faaliyetleri değersizleştirilmeye devam ediyor

 

 

AKEL, kültürel faaliyetleri Hristodulidis hükümetinin değersizleştirmeye devam etmesinden duyduğu hayal kırıklığını dile getirmektedir. Hükümetin bu tutumu Kültür Müsteşarlığı’nın 2027 yılı bütçesinde de açıkça ortaya konmaktadır.

 

Hükümet kültürel faaliyetlere yönelik destek konusunda seçim öncesinde verdiği tüm taahhütleri yerine getirmeyerek, hükümetin toplam harcamalarının yüzde 0,42’sini dahi aşmayan bir bütçeyi bu alana ayırdı. Kültür Müsteşarlığı’nın yüksek ve esnek olmayan giderlerinin yanı sıra enflasyon da dikkate alındığında, ayrılacak ödeneklerin belirgin biçimde azaltılmış olması nedeniyle Kıbrıs’ta kültürün hâlâ kayda değer bir destekten yoksun kaldığı açıktır. Aynı zamanda hem Çağdaş Kültür hem de Eski Eserler Dairesi için önceki yıllarda ayrılan önemli ödenekler de bütçeden çıkarılmıştır. Üstelik önümüzdeki yıllar için tek bir kalkınma projesine bile yer verilmemiştir. Özellikle Çağdaş Kıbrıs Kütüphanesi ile Modern ve Çağdaş Sanat Müzesi’nin inşasına ilişkin yıllardır verilen sözler adeta bir aldatmacaya ve halkla alay etmeye dönüşmüştür.

 

Ne yazık ki, kültür alanında yeni bir dönem başlatacağı büyük bir coşkuyla duyurulan Kültür Müsteşarlığı’nın kurulması durumu iyileştirmek bir yana, daha fazla sorun yaratmıştır. Açık ve net bir yapının ve organizasyon şemasının bulunmaması, Müsteşarlık yönetiminin otoriter ve merkeziyetçi tutumuyla birleşince, sonucun kültür alanında çalışan insanların ve ülkeye sundukları katkıların değersizleştirilmesi olduğu görülmektedir.

 

Kıbrıslı sanatçılar, kültür kuruluşları ve genel olarak kültürel faaliyet alanında çalışanlara yönelik destek önlemleri alınmasından başka seçenek kalmamıştır. AKEL her zaman olduğu gibi kültür emekçilerinin yanında olmaya devam edecektir. Çünkü kültür düşünsel gelişimi hedefleyen ve gerçek ilerleme umudu taşıyan her toplum için vazgeçilmez bir koşuldur.

 

PREV

BM Genel Sekreteri'nin Kişisel Temsilcisi'nin Türkiye'nin işgal altındaki bölgedeki sözde Büyükelçisi ile görüşmesi büyük bir siyasi gaftır

NEXT

Sol Bugünü ve Geleceği Tartışıyor – Dünyanın Dört Bir Yanından Katılımlarla AKEL’in Uluslararası Sempozyumu