Home  |  Açıklamalar   |  Greko Burnu’ndaki manastır hakkında AKEL’in açıklaması

Greko Burnu’ndaki manastır hakkında AKEL’in açıklaması

 

 

Natura 2000 ağına dâhil olan bir bölge olan Greko Burnu’ndaki manastır meselesiyle ilgili olarak İmar İstisnalarını İnceleme Kurulu’nun olumlu görüş bildirmesi önemli bir soruyu yeniden gündeme getirmektedir: İmar istisnaları mekanizması gerçekte kime hizmet etmektedir ve hangi ölçütlere göre çalışmaktadır?

 

Söz konusu mesele koruma altındaki bir bölgede manastır inşa edilmesiyle ilgilidir. Bu projede ihlaller tespit edilmiş ve yaptırım uygulanmasına yönelik süreçler başlatılmıştır. İmar İstisnalarını İnceleme Kurulu’nun olumlu görüşü nihai karar niteliği taşımamakla birlikte, bu mekanizmanın sınırları ve işleyişi hakkında haklı olarak bazı sorular doğurmaktadır.

 

Bu mesele yalnızca söz konusu olayla sınırlı değildir. Aynı zamanda ülkemizde yerleşmiş olan imar ve şehircilik modeli ve yapılaşma hakları ile imar istisnalarının yeterli ve bağlayıcı sınırlar olmaksızın çeşitli ekonomik ve başka amaçlara hizmet eden araçlar olarak kullanılabileceği düşüncesiyle de ilgilidir.

 

İmar istisnaları belirli koşullar altında gerçekten olağanüstü durumlarda bir araç olabilir. Ancak net ölçütlerin ve etkin kısıtlamaların bulunmadığı durumlarda, ekonomik güce veya gerekli bağlantılara sahip olanları kayıran koşullar ortaya çıkar. Bu da eşitlik, çevrenin korunması ve vatandaşların yaşam kalitesi aleyhine olur.

 

Greko Burnu meselesi net kuralların, şeffaflığın, hesap verebilirliğin ve etkin denetimin sağlanması ihtiyacını daha da acil hâle getirmektedir.

 

İmar ve şehircilik faaliyetleri toplumun ihtiyaçlarına, çevrenin korunmasına ve yurttaşların yaşam kalitesine hizmet etmelidir. Güçlü çıkar gruplarının taleplerini karşılayan bir mekanizma olarak işleyemez. Ayrıca bir yanda hukuki mevzuata uymak zorunda olanların, diğer yanda ise sonradan kendilerine istisna tanınmasını bekleyenlerin bulunduğu, vatandaşlar ve işletmeler arasında iki farklı uygulama şekli yaratılmamalıdır.

 

PREV

Kıbrıs Kayıp Şahıslar Günü vesilesiyle AKEL’in açıklaması

NEXT

Dünya Sağlık Örgütü’nün bulguları ileri yaştaki bireylere yönelik etkili politikaların hayata geçirilmesinin gerekliliğini doğruluyor