Emekçilerin taleplerini gerçekleştirebilmesi için AKEL’in toplumun gücüne ihtiyacı var
AKEL Basın Sözcüsü Yorgos Kukumas’ın yazılı açıklaması
Seçimlere birkaç gün kaldı, ancak emekçiler, çalışma hayatı ve toplu iş sözleşmeleri hakkında DİSİ-DİKO-ELAM cephesinden tek bir söz duymadık. Kalkınmadan bahsediyorlar ama bu kalkınmanın tüm çalışanlara ve gelirlerine gerçekten ve adil biçimde yansımadığını gizliyorlar. Bu suskunlukları tesadüf değildir. AKEL’in toplu iş sözleşmelerinin güvence altına alınmasına yönelik tüm girişimlerini büyük sermaye çevrelerinin talimatıyla Meclis’te defalarca reddedenler bu partilerdir.
Pazar günü ülkenin kalkınmasını sağlayan yüz binlerce emekçinin çıkarları da belirlenmiş olacak. AKEL emek dünyası için verdiği mücadeleleri, tarihini ve başarılan kazanımları ve aynı zamanda bugünkü taleplerini ve önerilerini toplumun önüne koymuştur ve koymaya devam etmektedir.
AKEL, toplu iş sözleşmelerini çalışanları için uygulamayan hiçbir özel kuruluşun veya şirketin kamu projeleri ve sözleşmeleri ya da herhangi bir devlet desteği alamaması ilkesinin yasallaştırılmasını önermektedir. 13. maaş, ihtiyat sandığı, hayat pahalılığı ödeneği, ücretli tatiller ve fazla mesai hakları gibi emekçilerin temel haklarını güvence altına almayan, çalışanlarına saygı göstermeyen hiçbir işletme devlet parası almamalıdır.
Ayrıca günümüz ihtiyaçlarına cevap verecek bir asgari ücretin ve bunun saatlik karşılığının belirlenmesini talep ediyoruz. Aynı zamanda toplu iş sözleşmelerinde kararlaştırılan asgari ücretlerin, sektördeki tüm işverenler için zorunlu hâle getirilmesini savunuyoruz. Emekçi insanların yaşamını ve gelirlerini işte bu şekilde fiilen iyileştirebiliriz.
Başka hiçbir siyasi güç ne böyle önerilere sahiptir ne de bu konularda açık bir tavır almaktadır. Bu yüzden emekçilerin taleplerini gerçekleştirebilmesi için, çalışanların hakları ve onuru için AKEL’in Meclis’te toplumun gücüne ihtiyacı var.