Home  |  Açıklamalar   |  Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bağımsızlığının yıldönümü vesilesiyle AKEL’in duyurusu

Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bağımsızlığının yıldönümü vesilesiyle AKEL’in duyurusu

 

 

AKEL Kıbrıs’ın Bağımsızlık yıldönümünü onurlandırmakta ve vatanımızın özgürlüğü, demokrasisi ve yaşamı için mücadele eden ve fedakârlıkta bulunan herkesi saygıyla anmaktadır. İngiliz sömürgeciliğine karşı mücadele edenleri, milliyetçiliğin zehrine karşı Kıbrıslırumların ve Kıbrıslıtürklerin dostluğunu savunan kahraman şehitleri, ülkemizi bölmeye yönelik planlara, darbeye, EOKA B ve Atina Cuntası’nın faşizmine karşı Cumhuriyet’i savunanları saygıyla anıyoruz. İhanete uğramış bir halde mücadele edip, Kıbrıs’ın özgürlüğünü ve toprak bütünlüğünü savunurken hayatlarını veren, Türkiye’nin istilasına karşı direnen herkesi saygıyla anıyoruz.

 

1960’taki bağımsızlık Kıbrıs halkı için tarihî bir kazanım olmuştur. NATO içi bir uzlaşının sonucu olarak ortaya çıkan Zürih-Londra Anlaşmaları’nın getirdiği kısıtlamalara ve yükümlülüklere rağmen, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kuruluşu sömürge yönetimine son vererek, Kıbrıs halkının bağımsız devletini oluşturmuştur. Kıbrıs Cumhuriyeti’nin mevcudiyeti ve uluslararası statüsü, bugün de Türkiye’nin işgaline, taksime ve halkımızın kendi topraklarında özgürce yaşama hakkını sorgulayan her türlü plana karşı bir kalkan olmaya devam etmektedir.

 

Kıbrıs Cumhuriyeti Kıbrıslırumlara ve Kıbrıslıtürklere, Kıbrıs halkının tümüne aittir. Gerek Kıbrıs Cumhuriyeti’nin varlığını ve meşruiyetini sorgulayan Türkiye’nin emelleri karşısında gerekse Kıbrıs Cumhuriyeti’ne tek toplumlu bir nitelik vermeye çalışan milliyetçi anlayışlar karşısında cevap, Kıbrıs Cumhuriyeti’ni iki toplumlu bağımsız bir devlet olarak kararlılıkla savunmak olmaya devam etmelidir.

 

Bağımsızlık yıldönümü yalnızca anma ve saygı için bir vesile değildir. Aynı zamanda dersler çıkarmak için de bir fırsattır. Kıbrıs’ın yakın tarihi ülkenin yabancı planlara boyun eğmesinin, milliyetçiliğin ve şovenizmin nelere yol açtığını en acı şekilde ortaya koymuştur. Kıbrıs Cumhuriyeti’nin altının oyulması, Kıbrıslırumlara ve Kıbrıslıtürklere karşı işlenen suçlar, darbe ve Türkiye’nin istilası tarihimizin birbirinden kopuk bölümleri olarak ele alınamaz. Bunlardan çıkarılacak dersler bize bugünkü tercihlerimizde de yön vermelidir.

 

Bağımsızlıktan 66 yıl sonra Kıbrıs hâlâ fiilen bölünmüş durumdadır ve Türkiye’nin işgali devam etmektedir. Türkiye’nin iki devletli çözüm talepleri ve taksimci yeni oldubittilere yol açma çabası yurdumuzun yeniden birleşmesi perspektifini daha da zorlaştırmaktadır. Ancak zorluklar mücadeleden vazgeçmenin, ataletin veya taksimi kabullenmenin bahanesine dönüştürülemez.

 

AKEL Türkiye’nin işgalinin sona erdirilmesi, vatanımızın ve halkımızın yeniden birleştirilmesi mücadelesine bağlı olmaya devam etmektedir. BM’nin ilgili kararlarında belirtildiği şekilde siyasi eşitliğin olacağı, iki bölgeli iki toplumlu federasyon çözümü için; işgal ordularının ve çağdışı garantilerin olmayacağı, Kıbrıslırumların-Kıbrıslıtürklerin-Maronitlerin-Ermenilerin ve Latinlerin ortak vatanı bir Kıbrıs için mücadeleye devam etmektedir.

 

Kıbrıs Cumhuriyeti’ni bugünkü bölünmüşlüğe hapsolmuş bir devlet olarak değil, yarının yeniden birleşmiş Kıbrıs’ının üzerine inşa edilebileceği başlangıç noktası ve temel olarak vatanımız yeniden birleşene kadar ısrarla, tutarlılıkla ve kararlılıkla savunmak. İşte yıldönümünün asıl mesajı da budur.

PREV

Cumhurbaşkanı’nın BM Genel Kurulu’na katılımının sonuçları hakkında