Devletin bağımlılık tedavi birimleri kendi kaderlerine terk edildiler, yetersiz personelle çalışıyorlar ve işlevsiz durumdalar
AKEL yaptığı açıklamada, devletin bağımlılık tedavi birimlerinin küçültülmesinin bir siyasi tercih olduğunu ve yetersiz personelle hizmet vermeye çalışan birimlerin yeterli hizmet sunamadığını belirterek Devlet Sağlık Organizasyonu’nun bağımlılık tedavi birimlerinin sistematik olarak küçültülmesini kınadı.
Bu politikanın tedavi hakkını ortadan kaldırmakta ve en savunmasız grupları etkilemekte olduğuna işaret eden AKEL yaptığı açıklamada, Lefkoşa’daki THEMEA Merkezi’nin 20 yataklı ve dış programlarla önleyici faaliyetler içeren tam bir birim olarak planlanmış olmasına rağmen, hâlâ yetersiz personel ile çalışmakta ve yalnızca 6 yatakla hizmet vermekte, hastane dışı hizmet sunmamakta olduğunu belirtti.
Aynı zamanda, “Limasol ANOSİ” ve “Lefkoşa Çoklu Müdahale Merkezi”nin THEMEA binasında birleştirilmesinin, uzmanlaşmış birimlere doğrudan bir saldırı niteliğinde olduğunu kaydettiği açıklamasında AKELi bunun Topluluk Psikiyatrisi ile ruh sağlığı hizmetlerinin merkezileştirilmemesi ilkelerine aykırı olduğunun altını çizdi.
Bağımlılık tedavi hizmetlerinin Genel Sağlık Sistemi’ne dahil edilmemesinin bariz biçimde siyasi irade eksikliğinin göstergesi olduğunu ifade eden AKEL bu durumun da istikrarlı finansman ve herkesin erişimi olanağını engellediğini dile getirerek, bağımlılık meselesinin ikinci derecede bir hizmet değil, kamu sağlığı ve sosyal adalet ile ilgili bir konusu olduğunu vurguladı ve birimlerin küçültülmesi sonucunda sorumlulukların bireylerin sırtına yüklendiğini ve özelleştirmeye yol açıldığını kaydetti.
THEMEA’nın tam kapasiteyle geliştirilmesini, bağımsız topluluk birimlerinin korunmasını ve güçlendirilmesini, bağımlılık tedavi hizmetlerinin Genel Sağlık Sistemi’ne dahil edilmesini ve bu tedaviyi devletin yükümlülüğü olarak ele alan politikaları talep eden AKEL bağımlılık tedavi hizmetlerinin terk edilmesinin siyasi bir tercih olduğunu ve bunun sorumluluğunun Kıbrıs Bağımlılıklara Karşı Mücadele Makamı, Devlet Sağlık Organizasyonu, Sağlık Bakanı ve Cumhurbaşkanı’na ait olduğunu belirtti.