Home  |  Açıklamalar   |  Avrupa Parlamentosu’nda yapılan Küba ile dayanışma toplantısına AKEL de katıldı

Avrupa Parlamentosu’nda yapılan Küba ile dayanışma toplantısına AKEL de katıldı

 

 

Avrupa Parlamentosu’ndaki Sol Grup’un girişimiyle «Küba tehdit değildir, tehdit ablukadır» sloganıyla Avrupa Parlamentosu’nda gerçekleştirilen iki günlük toplantının mesajı “Küba’yla dayanışmayı güçlendirelim” oldu. AKEL Politbüro üyesi ve Milletvekili Yorgos Kukumas’ın katıldığı toplantıda İngiliz Milletvekili Jeremy Corbyn, Kübalı Doktor Aleida Guevara, Küba’nın Brüksel Büyükelçisi, Avrupa Parlamentosu Sol Grup milletvekilleri, hukukçular, araştırmacılar ve Avrupa’nın dört bir yanından aktivistler yer aldı. Katılımcılar ABD’nin Küba’ya yönelik saldırganlığını tırmandırmasına ve Trump yönetiminin Küba halkını ekonomik ve siyasi açıdan boğma girişimine karşıtlıklarını dile getirdiler.

 

AKEL Milletvekili Yorgos Kukumas yaptığı konuşmada, ABD’nin ablukasına ve saldırganlığına karşı kahraman Küba halkının seçtiği sosyalizmi inşa etme yolunda ülkesinin egemenliği ve bağımsızlığı için verdiği mücadeleye AKEL’in ve Kıbrıs Solu’nun dayanışmasını dile getirdi. Coğrafi uzaklığa rağmen Kıbrıs ile Küba arasında, her iki ülkenin kurucu üyeleri arasında yer aldığı Bağlantısızlar Hareketi’ne dayanan tarihsel bağlar bulunduğuna dikkat çeken Kukumas ayrıca ABD ablukasının ilk kez 1962 yılında Cumhurbaşkanı Makarios’un talimatıyla bir Kıbrıs gemisi aracılığıyla delindiğini de hatırlattı.

 

ABD’nin Küba’ya yönelik yeni saldırganlık dalgasına değinen Kukumas, Trump hükümetinin yalnızca abluka uygulamakla kalmayıp, Küba’yı ve halkını enerji ve ekonomik açıdan boğmayı hedeflediğini belirtti. Bu durumun yalnızca Küba’yı ilgilendirmediğini, tüm dünya ülkelerini ilgilendirdiğini vurgulayan Kukumas ABD’nin bu tavrının egemen devletlere ve halklara, hatta kendi müttefiklerine karşı dahi uyguladığı saldırgan politikasını tırmandırmasının bir parçası olduğunu ifade etti.

 

ABD’nin topraklarını egemen devletler aleyhine genişletme hedeflerini açıkça ortaya koyduğunu ve bu devletlerin kaynakları üzerinde yeni sömürgeci taleplerde bulunduğunu kaydeden Yorgos Kukumas ABD’nin aynı zamanda Birleşmiş Milletler’i ve kurumlarını zayıflattığına işaret ederek, uluslararası güvenlik, ticaret, ceza adaleti ve çevre koruma sistemlerinin kurumlarını ve kurallarını, Amerikan tekellerinin faaliyetlerinin önünde engel olarak gördükleri her şeyi küçümsediklerini belirtti. «Bu tırmanışın nedeni ise ABD’nin küresel gayrisafi hasılasındaki payının göreli olarak gerilemeye devam etmesinden ve dünyadaki Amerikan üstünlüğüne meydan okuyan Çin Halk Cumhuriyeti’nin hızlı yükselişinden başka bir şey değildir» diyerek sözlerine devam eden AKEL Milletvekili «Bu nedenle uluslararası örgütler, devletler ve hükümetler, halklar ve ilerici güçler tarafından ABD hegemonyasına karşı her zamankinden daha acil bir şekilde direnilmesi gerekmektedir» diye ekledi.

 

Trump’ın BM Genel Kurulu kürsüsünden Küba’ya yönelik açık tehditlerine ve antikomünist söylemlerine de değinen Kukumas ABD ablukasına karşı Çin Halk Cumhuriyeti, Rusya, Brezilya, Güney Afrika, Vietnam ve diğer ülkelerin yaptıkları kararlı açıklamaların önemini vurguladı.

 

ABD ablukasının bu ülke sınırları dışındaki etkisine işaret eden AKEL Milletvekili bu ablukanın Küba ile ticaret yaptıkları zaman ABD’nin baskısı ve şantajıyla karşı karşıya kalan Avrupa bankalarını, şirketlerini ve yatırımlarını da etkilediğini dile getirdi. Avrupa Birliği’nin Avrupa şirketlerini bu tür sınır ötesi yaptırımlardan korumak amacıyla 2271/96 sayılı Tüzük’e (Blocking Statute) sahip olmasına rağmen, uygulamada AB ve liderliğinin Küba ile ticari, ekonomik ve yatırım ilişkileri kurmak isteyen Avrupa kuruluşlarını korumak için hiçbir şey yapmadıklarını belirten Yorgos Kukumas Küba’ya yakıt, gıda, ilaç ve tıbbi ekipman gibi mutlak surette gerekli insani yardımın ulaşabilmesi için de AB’nin hiçbir şey yapmadığını söyledi. Bu bağlamda, Kıbrıs’tan Küba için toplanan ve nakliye şirketlerine karşı ABD’nin tehditleri nedeniyle aylardır Panama’da mahsur kalan insani yardımı da buna örnek olarak gösteren Kukumas ayrıca ABD, İsrail, Türkiye ve diğerleri gibi AB’nin müttefikleri ve ortakları tarafından uluslararası hukukun ihlal edildiği durumlarda sergilenen tipik AB ikiyüzlülüğüne dikkat çekti.

 

Küba söz konusu olduğunda, AB’nin yanı sıra sağ ve aşırı sağ güçlerin antikomünizminin de devreye girdiğine işaret eden Kukumas “Bu güçler geçtiğimiz haziran ayında yaşandığı gibi, Avrupa Parlamentosu’nda Küba’ya karşı art arda kararlar çıkarıyorlar. Üstelik bu kararlarda, Küba’nın yaşadığı ekonomik sıkıntıların sebebi konusunda da tahrik edici bir şekilde bir şekilde hedef şaşırtıyorlar. Bu durumun sebebi Kübalıların sosyal haklarını ve kazanımlarını güvence altına alan ülkenin sosyalist modeli değildir. Bu sıkıntılara neden olan ABD’nin ablukasıdır” dedi.

 

Küba halkıyla dayanışmanın daha da güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Yorgos Kukumas «Trump her ‘Küba düşecek’ dediğinde, dünyanın dört bir yanında milyonlarca insanla birlikte Küba’nın dayanması ve kazanması için Küba halkının yanında olmaya devam edeceğimizi daha yüksek sesle haykıracağız» diyerek sözlerini tamamladı.

 

PREV

AKEL ve BKP heyetleri bir araya geldi