Home  |  Açıklamalar   |  2026 Milletvekili seçimlerinde AKEL-Sol-Toplumsal İttifak’ın adaylarının sunumunda AKEL Genel Sekreteri Stefanos Stefanu’nun yaptığı konuşma

2026 Milletvekili seçimlerinde AKEL-Sol-Toplumsal İttifak’ın adaylarının sunumunda AKEL Genel Sekreteri Stefanos Stefanu’nun yaptığı konuşma

 

 

24 Mayıs 2026 Pazar günü yapılacak Milletvekili seçimlerinde AKEL-Sol-Toplumsal İttifak’ın Milletvekili adaylarının sunum etkinliği bugün gerçekleştirildi. Etkinliğin ana konuşmacısı AKEL Genel Sekreteri Stefanos Stefanu oldu.

 

AKEL Genel Sekreteri Stefanos Stefanu’nun yaptığı konuşma

 

Değerli dostlar,

Seçimler bir transfer pazarı ya da kamuoyunda intiba yaratma meselesi değildir, her ne kadar kimileri bunu başarmak için çok çalışıyor olsa da.

Seçimler sadece birkaç saniye popülerlik için akıllıca esprilerin öne çıktığı, bazen de aptalca sözlerin söylenebileceği bir iletişim şovu da değildir.

Seçimler, özellikle önümüzdeki milletvekili seçimleri hem bugün hem de yarın için, toplum için, çok önemli konuların belirleneceği bir sürecin başlangıcı ve çok ciddi bir meseledir.

Toplum için bu mücadeleyi biz tarihimize yakışır şekilde ve siyasi bir çerçevede vereceğiz. Sol bu mücadeleyi yurttaşların hayatlarını etkileyen konuları öne çıkararak vermelidir.

 

Değerli dostlar,

Temsilciler Meclisi ülke yönetiminde sadece bir aksesuar değildir. Rolü çok önemlidir. Meclis hükümetin sunduğu yasaları onaylar, reddeder veya değiştirir. Yürütme organının politikalarına, kararlarına ve davranışlarına parlamenter denetimi uygular ve Anayasa’da öngörüldüğü şekilde yasama yetkisini kullanabilir.

Bunları sıkıcı olma riskini göze alıp söylüyorum çünkü bugün artık varmış olduğumuz noktada en anlaşılır, en bariz olan şeyler hakkında dahi konuşmamız gerekiyor: Milletvekili seçimleri sıradan bir süreç değildir. Bir memnuniyetsizlik anketi değildir. Bir öfke patlaması ya da duyguların dışa vurumu değildir.

Milletvekili seçimleri çok önemli bir siyasi karardır. Bu karar Meclis’te kimin güç sahibi olacağını ve bu güç aracılığıyla hangi çıkarların korunacağını belirler. Bu, nihayetinde sorunları ve zorlukları Meclis’in ne kadar ciddi bir sorumlulukla, dikkatle ve bilgiyle ele alacağını belirleyecek siyasi bir karardır.

Ve burada şu açıkça söylenmeli:

Seçimlerin gerçek mesajı her bir seçmenin gönderdiğini düşündüğü şey değil, seçimlerin sonucudur. Ortaya çıkardığı güç dengeleridir. Seçimin ertesi günü Meclis’te var olacak güç dengeleridir.

Çünkü Meclis niyetlerle çalışmaz. Sayılarla çalışır. Çoğunluklarla çalışır. Bir önerinin onaylanıp onaylanmamasıyla çalışır. Bir denetimin gerçekleştirilip gerçekleştirilmemesiyle ya da çekmecelerde kapalı kalıp kalmamasıyla çalışır. Toplum yararına olmayan bir politikanın engellenip engellenmediğiyle ya da engel olmaksızın geçip geçmediğiyle çalışır.

Meclis’te AKEL ne kadar güçlü olursa, Meclis’te toplum da bir o kadar güçlüdür. Halkın aleyhine politikalar, büyük çıkarları koruyan politikalar bir o kadar zor geçer. Hükümetin sorumlulukla hareket etmesi, izahat ve hesap vermesi ve hataları düzeltmesi için bir o kadar büyük baskı oluşur.

Bu teorik bir şey değil. Bunu pratikte gördük. AKEL bankaların aşırı kârlarının vergilendirilmesine dair yasa çıkarmaya çalışırken bunun gözler önüne serildiğini gördük. Kimin toplumdan yana, kimin bankaların çıkarlarından yana olduğu apaçık ortaya çıktı. Hükümet ve bankaların koruyucuları olan partiler bize karşı durdular.

Benzer tablo hacizler konusunda bankaların çıkarlarını savunan partiler konut kredisi borcu olanların haklarını savunma olanağını ortadan kaldırdığında da tekrarlandı.

Bu tabloyu yurttaşlarımızın yaşam kalitesiyle ilgili meselelerde de yaşadık. Pahalılık, konut edinme, enerji diğer konularda da benzer tabloyu gördük. AKEL sunduğu önerileriyle yine toplum için mücadele etti.

Meclis bir parti değildir. Tek bir görüşü yoktur. Farklı düşünceleri, çıkarları ve öncelikleriyle özünde halkı ifade eder. Bu yüzden Meclis’te hangi güçlerin hâkim olduğu çok büyük bir öneme sahiptir.

Düzen yanlısı güçlerin, büyük ekonomik çıkarları destekleyen, şeffaflıktan kaçan, kontrol istemeyen ve hesap vermekten korkan güçlerin değil; emekçilerin, dar ve orta gelirlilerin, geleceklerinin olmadığını düşünen gençlerin sözcüsü olan güçlerin Meclis’te güçlü olmaları gerekiyor.

Kurumsal çıkar ağlarının ve yolsuzlukların sadece kısıtlanmamakla kalmayıp, tam aksine güçlendiği bir dönemden geçiyoruz. Ve burada soyut şeylerden söz etmiyoruz. Çok yakın zamanda bu tabloyu sesli ve görüntülü bir şekilde izledik. Yurttaşları şok eden bir videoda, kurumsal çıkar ilişkilerinin ve yolsuzluk sisteminin Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın ve hükümetin de arka çıkmasıyla işlemeye devam ettiğini gördük. Denetlenememenin ve cezalandırılmamanın kibriyle yönetenlerin nasıl hareket ettiklerini gördük.

Bu gerçeklik karşısında güçlü ve etkili muhalefet gücü AKEL’dir. İlk önceliği olarak topluma ve ihtiyaçlarına değil, güçlü çıkar çevrelerine hizmet etmeyi belirleyen bir hükümete karşı duruyoruz. Ve mesnetsiz konuşmayı sevmediğimden dolayı, somut olarak hatırlatmak istiyorum. Cumhurbaşkanı’nın eşinin yakın zamana kadar başkanı olduğu meşhur fondan söz ediyorum.

AKEL, çok tartışılan video gün ışığına çıkmadan öncesinde dahi bu fonun denetlenmesi ve hesap vermesi için kararlı bir şekilde talepte bulundu. Karmaşık çıkar ilişkilerine ve yolsuzluklara karşı mücadele konusundaki hassasiyetimiz fırsatçı veya geçici değildir. Bilakis süreklidir. Ve toplumun artık bu konularda hiç bir şeyin örtbas edilmesini kabul etmeyen şüpheci bir yaklaşıma sahip olduğunu yönetenler anlayana kadar da bu hassasiyetimizde ısrarcı olmaya devam edeceğiz.

Israrcı ve baskıcı olacağız, kapalı kapılar ardında belirli ticari çıkarlara hizmet eden uygulamalara karşı çıkmaya devam edeceğiz. Hükümetin, toplumsal öfkeye yol açan skandala verdiği gecikmeli tepki çok şey söylüyor. Kimilerinin siyasi sorumluluğu ve hesap verebilirliği nasıl algıladığı konusunda da çok şey anlatıyor. Ama aynı zamanda bizim, mücadeleci bir muhalefet gücü ve erkin kullanımına dair alternatif bir algının savunucuları olarak rolümüz hakkında da çok şey anlatıyor.

Meşhur videoyla ortaya çıkan mesele, seçim öncesi döneme damgasını vuruyor ve halın çıkarlarını gözeten ahlaki bir pusula ile Meclis’te güç dengelerini değiştirmemiz gerektiğini açıkça gösteriyor. Ve bu değişim sadece ve sadece AKEL’in, Sol’un, Toplumsal İttifak’ın Meclis’te daha da güçlü mevcudiyetiyle mümkün olabilir.

AKEL pahalılık, konut krizi, enerji ve su sorunları gibi meselelerin çözümüne yönelik politikalara öncülük ederek bu seçim mücadelesine giriyor. Yurttaşların gerçek ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir sosyal devlet için bu mücadeleye giriyor. Lafla değil, Meclis’e sunduğumuz önerilerle, Hükümet’ten taleplerimizle. Elektrikte KDV’nin düşürülmesi, yakıtlarda çift vergilendirmenin kaldırılması, yeşil vergilerin kaldırılması gibi somut önerilerle seçim mücadelesine giriyor. Bunları toplum için talep ettik ve kazandık çünkü önerilerimiz somut ve uygulanabilir öneriler. Birlikte kimsenin bizi göz ardı edemeyeceği kadar güçlüyüz.

Aşırı sağın yükselişi konusunda partilerin her biri kendilerine özgü nedenleriyle tehlike çanını çalarken, halkımızı aşırı sağın karşısında duran en tutarlı partiyi, AKEL’ i desteklemeye ve onun gücüne güç katmaya çağırıyoruz.

İçinde bulunduğumuz çetin ve çelişkili ortamda aşırı sağın güçlenmesi ülkemizdeki en tehlikeli gelişmelerden biridir. Aşırı sağ demokrasiyi tehdit etmekte, temel insani değerler açısından tehlike teşkil etmektedir. Aşırı sağ halk düşmanı politikaları dayatan ve büyük çıkarlara hizmet eden güçlerin yedek gücüdür.

 

AKEL aşırı sağın yükselişi konusunda uyarılarda bulunurken, diğerleri bizimle alay ediyorlardı ve felaket tellallığı yaptığımızı iddia ediyorlardı. Hiçbir siyasal gücün aşırı sağla iş birliği yapmaması gerektiğini söylediğimizde, kimileri Cumhurbaşkanlığı ve Meclis Başkanlığı için aşırı sağın oylarına yatırım yapıyorlardı. Ve eğer bu tabloya Hristodulidis hükümetinin ELAM’la flörtünü de eklersek, aşırı sağın yükselişiyle ilgili tehlikelerin daha da büyümekte olduğu görülüyor, çünkü aşırı sağ artık hükümetin aldığı kararları da etkiliyor.

Sıkça “tüm partiler aynı” ve “hiçbir partiden bir şey beklemiyoruz” denildiğini duyuyoruz. Bu görüşün arkasındaki öfke anlaşılabilir. Ancak bu doğru değil.

Eğer tüm partiler aynı olsaydı, anlaşmazlıklar ve çatışmalar olmazdı. Tepkiler de olmazdı. Şiddetle karşı çıkılan öneriler de olmazdı. Aşırı kârları savunanlarla onların vergilendirilmesi için mücadele edenler aynı olamaz. Şeffaflığı reddedenlerle bunu talep edenler aynı olamaz.

“Tüm partiler aynı”” görüşü pes etmiş bir toplum isteyenlerin işine gelir. AKEL açık çek talep etmiyor. Karşılaştırılmayı talep ediyor. Politikaları, tarihi, tutumları, eylemleri ve katkıları temelinde değerlendirilmeyi istiyor.

Ve bizim tarihimiz, Kıbrıs ve halkı için yüz yıl boyunca verilen mücadelelerle doludur. Kan ve terle. Bize karşı yapılan hukuksuzluklar, hapislerle, zulümlerle ve bizim yaptığımız fedakarlıklarla. Barış, güvenlik ve onur isteyen sıradan insanlar için her zaman en ön saflarda olduk.

Ülkemizin geleceği Türkiye’nin işgalinin sona erdirilmesi ve Kıbrıs’ın yeniden birleşmesiyle doğrudan bağlantılıdır. AKEL Doruk Anlaşmalarında ve BM kararlarında öngörülen çözüm için mücadelede tutarlılık ve sorumlulukla yıllardır öncülük eden partidir. AKEL Kıbrıs sorunu hakkında konuşurken hem Kıbrısrum hem de Kıbrıstürk toplumunu dinleyen partidir. Biz Kıbrıstürk toplumunun ilerici kesimiyle tarihsel ve güçlü ilişkileri olan tek siyasi gücüz. Biz görüşleri ve pozisyonları uluslararası toplum, Avrupa Birliği kurumları ve özellikle de BM için büyük önem taşıyan bir siyasi gücüz.

 

Değerli dostlar,

Bugün, bir kişinin atamalarıyla değil, halkın çoğunluğunun sesiyle oluşturulan bir adaylar listesini sunuyoruz.

Daha fazla gencin ve daha fazla kadının; farklı gruplardan, mesleklerden; farklı deneyimlere, bilgilere ve uzmanlıklar sahip insanlardan oluşan bir adaylar listesi.

Özverili, dürüst ve tek amacı ülkemizin ve toplumumuzun çıkarlarını gözetmek olan insanlardan oluşan bir adaylar listesi. Sesini duyuramayanlar için sesini yükseltmeye ve gücü olmayanlara güç vermeye gerçekten cesaret edenlerinden oluşan bir adaylar listesi.

İdeolojik engeller olmaksızın, güçlü bir toplumsal ittifakla yarattığı dinamizmle modern Sol’un değerlerini ve ideallerini yansıtan bir adaylar listesi.

Mücadele eden gençler, haklarını savunan kadınlar, günlük yaşam deneyimlerine sahip, ihtiyacımız olan değişim için istekli ve fikir sahibi insanlar. İşte istediğimiz gelecek budur.

Politikanın halka hizmet etmesi gerektiğine inananları bizimle birlikte olmaya çağırıyoruz. Seslerini bizim sesimizle birleştirmelerini, güçlerini bizim gücümüzle birleştirmelerini istiyoruz.

 

Değerli dostlar,

Gelecek seçimler öfkenin boşaltılması ya da her şeyi yerle bir eden bir küçümseme ifadesine dönüşmemelidir. Söz konusu olan ülkemizin geleceği için sorumlulukla hareket etmeyi gerektiren seçimlerdir. Hem toplumsal hem bireysel sorumlulukla. Bu seçimlerin sonucunda Meclis’te kimin sorumlulukla halkı temsil etme gücünün olacağı belirlenecek.

İçinde bulunduğumuz belirsizlik döneminde ciddiyet bir lüks değil, bir gerekliliktir. Denemeler yapmak ve meseleleri hafife almak hiçbir sorunu çözmez. Bu yüzden her oy çok önemlidir.

AKEL’e verilen oy denenmiş oydur. Güç dengelerini toplum lehine değiştiren oydur. Toplumu güçlendiren, çoğunluğun gücüne güç katan oydur.

Toplum için, plan ve sorumlulukla hareket eden AKEL!

Önümüzdeki konu budur. Kıbrıs’ımızın bugünü ve geleceği için gerçek farkı yaratacak tercih budur!

Ülkemiz en iyisine layıktır!

Ve en iyisini AKEL başarabilir.

Kıbrıs’ımız için.

Toplumumuz ve insanlarımız için.

Hepimiz için!

Hadi birlikte ilerleyelim, çünkü birlikte başarabiliriz! Ve başaracağız!

 

PREV

Hükümet Trump’ın davetine ilişkin niyeti konusunda halkı ve siyasi liderliği bilgilendirmelidir

NEXT

Grivas’ı aklamaya yönelik çabayı kınıyoruz