Trump yönetiminin “Barış Konseyi” Birleşmiş Milletler’in daha da altının oyulmasına yönelik bir stratejidir
Amerika Birleşik Devletleri’nin Gazze için oluşturduğu “Barış Konseyi” İsrail’in etnik temizlik ve kolonizasyon faaliyetleriyle kana bulamaya devam ettiği Filistin’de sahte bir ateşkesin uygulanmasına yönelik bir mekanizmayı bile teşkil etmemektedir. Bu, Ortadoğu sorununa ilişkin BM kararlarının gömülmesini hedefleyen bir plandır ve Trump yönetiminin Birleşmiş Milletler karşısında yeni bir uluslararası örgüt kurma yönündeki stratejik bir girişimidir.
AKEL, Birleşmiş Milletler’in daha da kenara itilmesinin ve uluslararası hukukun hiçe sayılmasının dünya devletleri ve halkları için daha iyi günler vaat etmediğini vurgulamaktadır. Eğer BM’nin, kararlarının ve uluslararası hukukun yerine güçlü olanın, şiddetin ve çıkar ilişkilerinin mantığı tamamen hâkim kılınırsa, Kıbrıs Cumhuriyeti gibi mevcudiyetini, dış politikasını ve kurtuluş mücadelesini uluslararası hukuka dayandıran devletler kendilerini çok daha zor bir konumda bulacaklardır. Trump yönetiminin bu planlarıyla nasıl bir emsal oluşturulacağını ve bunun Kıbrıs ve Kıbrıs sorunu açısından ne anlama geleceğini Hristodulidis hükümeti düşünmelidir.