PEO’nun düzenlediği 1 Mayıs mitinginde AKEL Genel Sekreteri Stefanos Stefanu’nun yaptığı konuşma
İşçi sınıfının ve tüm emekçilerin birlik, mücadele ve dayanışma günü 1 Mayıs şanına yakışır bir ihtişamla bu yıl da tüm ilçelerde gerçekleştirilen etkinliklerle ve Lefkoşa’daki ara bölgede Dünya Sendikalar Federasyonu’nun üyeleri PEO, DEV-İŞ, KTAMS, KTÖS, KTOEÖS, BES, KOOP-SEN, DAÜ-SEN’in Lefkoşa’nın ara bölgesinde düzenledikleri birlikte düzenledikleri ortak etkinlikte kutlandı.
Bu etkinliğin öncesinde PEO tarafından Lefkoşa’daki Eleftheria-Özgürlük Meydanı’nda düzenlenen 1 Mayıs mitinginde AKEL Genel Sekreteri Stefanos Stefanu ve PEO Genel Sekreteri Sotirula Haralambus konuştu.
PEO’nun düzenlediği 1 Mayıs mitinginde AKEL Genel Sekreteri Stefanos Stefanu’nun yaptığı konuşma:
1 Mayıs İşçi Bayramı sıradan bir gün değildir. Bir anma, onurlandırma ve mücadele günüdür. Emekçilerin hakları için verilen büyük mücadelelerin ve yapılan fedakârlıkların vurgulandığı bir gündür. Bu haklar bugün çoğu zaman kendiliğinden varmış gibi görülse de aslında hiçbir zaman öyle değildir. Ülke ve dünya çapında, bir avuç azınlığın kârlarını insanlardan üstte tutan politikalar hâkim olduğu sürece emekçilerin haklarının savunulması ihtiyacı devam edecektir. Aynı şekilde, ayrıcalıklı ve güçlü bir kesimin kârları uğruna feda edilen barışın savunulması ihtiyacı da devam edecektir.
1 Mayıs İşçi Bayramı emekçilerin birlik, dayanışma ve hakları için mücadelelerinin küresel simgesidir ve çalışma yaşamında, sosyal ya da siyasi yaşamda hiçbir kazanımın bağışlanmadığını, kendiliğinden verilmediğini, tümünün kolektif eylem ve çetin mücadelelerle kazanıldığını hatırlatmaktadır.
Kıbrıs’ta 1 Mayıs’ın kendine özgü bir tarihi vardır. Maden işçilerinin, inşaat işçilerinin, tarım emekçilerinin, zanaatkârların ve diğer çalışanların mücadelelerinin tarihiyle iç içedir. Sınıf temelli sendikal hareketin ve Sol hareketin faaliyetini özlü bir şekilde ifade etmektedir. Toplu sözleşme, hayat pahalılığı ödeneği, sekiz saatlik iş günü hakkın ve örgütlenme özgürlüğü gibi emekçilerin daha birçok kazanımıyla bağlantılıdır.
1 Mayıs aynı zamanda toplumsal ilerleme için verilen daha geniş mücadelelerle de bağlantılıdır. Ülkemizde özgürlük ve demokrasi için verilen mücadelelerle, gelişmiş bir sosyal devlet ve hukuk devleti hedefiyle bağlantılıdır. Tüm bu kazanımlarda AKEL’in yüz yıllık tarihi boyunca mührü güçlü ve silinmezdir.
Günümüzde 1 Mayıs sadece güncelliğini korumakla kalmıyor, aynı zamanda daha da büyük bir önem kazanıyor. Hayat pahalılığı haneleri zorluyor, konut maliyetleri artıyor, eşitsizlikler büyüyor ve birçok emekçi, özellikle de gençlerimiz yarınları açısından güvencesizlik içinde yaşıyor. Çalışanların hakları sürekli olarak aşındırılıyor, Sağ ve müttefikleri tarafından sosyal devlet zayıflatılıyor.
Bu nedenle 1 Mayıs’ın mesajı güncelliğini korumaktadır: herkesin haklarının güvence altına alınmış olduğu koşullarda çalışması, ücretlerin temel ihtiyaçları karşılayabilecek düzeyde olması, iş yerlerinde güvenlik ve sağlık koşullarının sağlanması, genç çalışanların desteklenmesi, herkes için onurlu emeklilik ve güçlü bir sosyal devlet için duyulan ihtiyaç güncelliğini korumaktadır.
Yaklaşan Milletvekili seçimleri öncesinde bu mesaj özel bir siyasi önem taşımaktadır. Çünkü toplumsal kazanımları savunmak için hem meclis içinde hem de toplumda güçlü bir sese ihtiyaç var. Çalışanların, emeklilerin, gençliğin ve halkın geniş kesimlerinin daima yanında olan güçlere ihtiyaç var.
Bu nedenle yaklaşan seçimlerde AKEL’in güçlendirilmesi önemlidir. Güçlü bir AKEL:
- çalışanların daha etkili savunulması,
- sosyal adalet için daha güçlü mücadele,
- günlük sorunlara çözüm için daha fazla baskı,
- bedelleri halkın sırtına yükleyen politikalara karşı direniş demektir.
Zaten herkesin, hatta rakiplerinin bile kabul ettiği gibi, AKEL halkın partisidir. Halktan insanlar tarafından kurulmuş, halktan insanları destekleyen; emekçileri ve toplumu savunan bir partidir.
AKEL’e verilen oy toplumun, emeğin, toplu sözleşmelerin, hayat pahalılığı ödeneği hakkının, ücretlerin ve daha birçok kazanımın korunmasına destek anlamına gelir.
AKEL’e verilen oy hayat pahalılığına, hacizlere, bankaların keyfi uygulamalarına ve büyük çıkar gruplarının baskılarına karşı koruma anlamına gelir.
AKEL’e verilen oy gençlerin geleceğinin güvence altına alınması anlamına gelir. Böylesi bir gelecek ancak gençlerimizin nitelikli işlere gerçek erişiminin olmasıyla sağlanabilir. Aile kurabilmek için konut edinebilmeleriyle, yeni bir ailenin ihtiyaçlarını karşılayacak altyapının var olmasıyla mümkün olabilir. Umutlarının bugün olduğu gibi yolsuzluklar, çıkar ilişkileri ve liyakatsizlik ağlarına takılıp kalmamasıyla sağlanabilir. Eğitime erişebilmeleriyle mümkün olabilir.
Ülkemizin geleceğinin güvence altına alınması Kıbrıs sorununun çözümünden geçmektedir. AKEL’e oy vermek Türkiye’nin işgalinin sona ermesi, ülkemizin ve halkımızın yeniden birleşmesi için mücadelenin sürdürülmesi anlamına gelir. Çözüm için mücadelenin her zaman öncüsü olan AKEL Kıbrıslırumlar ve Kıbrıslıtürkler arasında işbirliğinin ve ortak mücadelenin geliştirilmesinde de en ön saftadır. PEO’nun her yıl Kıbrıslıtürk sendikalarla birlikte düzenlediği ortak 1 Mayıs etkinliğinin anlamı da budur.
Herkes için insan onuruna yakışır iş, onurlu yaşam. Emekçileri için mücadelenin özü budur ve AKEL sınıfsal sendikal örgüt PEO ile birlikte bu mücadeleyi her zaman kararlılıkla vermektedir.
1 Mayıs şunu hatırlatır: hiçbir hak, hiçbir kazanım bağışlanmadı, kendiliğinden verilmedi. Her şey mücadeleyle kazanıldı. Bu kazanımlar, örgütlenen ve haklarını talep eden emekçiler tarafından elde edildi.
1 Mayıs bizi geçmişte verilen mücadeleleri onurlandırmaya ve aynı zamanda bugün ve yarın için de emek dünyasının taleplerini ve mücadelelerini yoğunlaştırmamıza çağırmaktadır.
Birlik, dayanışma ve kolektiflik ile!
Sokaklarda, iş yerlerinde, toplumda, her yerde mücadele ile!
Her zaman emekçilerle birlikte! Her zaman emek dünyasıyla, üretenlerin ve yaratanların dünyasıyla birlikte!
Emekçiler için, halk için mücadeleye devam!