Kıbrıs Temsilciler Meclisi İsrail’in çıkarlarını destekleyen bir lobiye dönüştürülemez
DİSİ, DİKO ve ELAM’ın Israel Allies Foundation ile iş birliği içinde bir Meclis grubu oluşturması ve Transatlantic Friends of Israel (TFI) adlı kuruluşun Kıbrıs şubesinin kurulması son derece tahrik edici hareketlerdir. Özünde, yabancı bir ülkenin çıkarlarını destekleme amacıyla Meclis’te lobi oluşturulmaktadır. Bu, Kıbrıs’ın Meclis geleneğinde daha önce görülmemiş bir şeydir.
American Jewish Committee tarafından kurulan TFI, “İsrail karşıtı” olarak nitelendirdiği Birleşmiş Milletler mekanizmalarının lağvedilmesi ve karar tasarılarının reddedilmesi için bir kampanya örgütlemiştir. Kıbrıslı milletvekillerinin bu tür girişimlere katılması Türkiye’nin Kıbrıs’taki işgalinin ve kolonizasyon faaliyetlerinin sonlandırılması yönünde uluslararası hukuka ve BM kararlarına dayanan mücadelemizle nasıl bağdaştırılabilir?
İsrail’in Filistin topraklarındaki yasa dışı işgalini ve kolonizasyon faaliyetlerini sürdürdüğü, BM Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu’nun Gazze’de soykırım işlendiği tespitinde bulunduğu bir dönemde böylesi bir hareket daha da tahrik edici olmaktadır. İsrail’in geleneksel Batılı müttefikleri bile Netanyahu hükümetinin bazı yetkililerine yaptırımlar uygularken ve yasa dışı yerleşimlere karşı önlemler alınmasını desteklerken, Hristodulidis hükümeti ile DİSİ–DİKO–ELAM ittifakı İsrail’e yönelik siyasi desteği güçlendirmektedir.
Bakanların bu etkinliklere katılması ve Israel Allies Foundation yöneticilerinin Cumhurbaşkanı tarafından kabul edilmesi hükümetin desteğini ve beraberinde getirdiği sorumlulukları teyit etmektedir. Böylece uluslararası topluma nasıl bir mesaj verilmektedir? Başka bir işgalci ve yerleşimci devlete siyasi destek verirken, Türkiye’ye baskı yapılmasını ne kadar inandırıcı bir şekilde talep edebiliriz?
İşgal, kolonizasyon ve uluslararası hukuk ihlalleri, bunları gerçekleştiren tarafa göre değerlendirilmemelidir ve değerlendirilemez. Uluslararası hukukun tutarlı bir şekilde savunulması bir ilke meselesi olmasının yanı sıra, özgürlük ve yeniden birleşme mücadelesinde inandırıcılığın da temel koşuludur. Kıbrıs kendi halkı için adalet talep ederken, başka bir halka karşı yapılan haksızlıkta siyasi açıdan suç ortağı olamaz.