Home  |  Açıklamalar   |  Sağlık bir ayrıcalık ya da meta değil, bir haktır

Sağlık bir ayrıcalık ya da meta değil, bir haktır

 

 

AKEL Genel Sekreteri Stefanos Stefanu Kıbrıs’taki Avrupa Parlamentosu Ofisi tarafından düzenlenen “Hasta hakları ve sınır ötesi sağlık hizmetleri” konulu panelde yaptığı konuşmada, Genel Sağlık Sistemi-GESY ve kamu hastanelerinin korunması ve daha da güçlendirilmesiyle tüm hastaların kaliteli sağlık hizmetlerine eşit erişiminin sağlanması gerektiğine dikkat çekti.

 

Sağlığın bir ayrıcalık ya da meta değil, bir hak olduğunu vurgulayan Stefanos Stefanu sağlık hizmetlerinin düzeyinin, bir toplumun uygarlık düzeyinin belirleyici göstergelerinden biri olduğunun altını çizdi.

 

Genel Sağlık Sistemi -GESY’ye değinen Stefanu, AKEL’in GESY’nin en güçlü destekçisi olduğunu belirterek, sistemi eşit erişim ile toplumsal dayanışma temelinde yükselen bir toplumsal kazanım olarak nitelendirdi. Sistemde ortaya çıkan zaafların ve eksikliklerin zamanında giderilmesi gerektiğini, böylece sistemin sürekli geliştirilerek sınır ötesi sağlık hizmetlerine başvurma ihtiyacının en düşük düzeye indirilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.

 

Devlet hastanelerine özel olarak değinen Stefanu, bunları sağlık sisteminin “omurgası” olarak nitelendirdi. Hükümete, Sağlık Bakanı’na ve Devlet Sağlık Organizasyonu-OKYPY Yönetim Kurulu’na devlet hastanelerinin hem ekonomik hem de bilimsel açıdan sürdürülebilirliğini güvence altına alma çağrısında bulundu.

 

AKEL Genel Sekreteri Stefanos Stefanu kanser hastası çocuklara da özel olarak değinerek, bu çocukların uzmanlaşmış sağlık hizmetlerine öncelikli olarak erişimini, hızlı işlemleri ve hem çocuğun hem de refakatçilerinin seyahat ve konaklama masraflarının karşılanmasını güvence altına alacak kurumsal düzenlemelere ihtiyaç olduğunu belirtti.

 

Bu konuda AKEL Avrupa Parlamentosu Milletvekili Giorgos Georgiou’nun başlattığı girişime değinen Stefanu bu girişimin amacının AB tarafından bu konuda belirli bir Avrupa çerçevesi ve prosedürlerinin kabul edilmesini sağlamak olduğunu söyledi.

 

Stefanu nadir ve karmaşık hastalıklara sahip çocukların kendilerine özgü tıbbi, sosyal ve duygusal ihtiyaçlarının tanınması ve hastalara, ailelerine ve bakım verenlerine ücretsiz ve kişiselleştirilmiş rehberlik sağlayacak ulusal sınır ötesi yönlendirme hizmetleri oluşturulması için Avrupa Komisyonu’na ve üye devletlere çağrısında bulundu.

 

Nadir hastalıklara sahip hastaların durumunu özellikle vurgulayan Stefanu, bu hastalar açısından sınır ötesi sağlık hizmetlerinin bir lüks değil, tedavilerinin gerekli bir parçası olduğunu söyledi. Sınır ötesi sağlık hizmetleri için bir yıldan fazla süreyi kapsayan ve yenilenebilir onayların gerekli olduğunu, ayrıca uzmanlaşmış bilgi ve deneyime, multidisipliner bakıma, araştırma ve yeniliklere erişim ihtiyacının Avrupa düzeyinde tanınması gerektiğini dile getirdi.

 

AKEL Genel Sekreteri Avrupa direktiflerinin, yönetmeliklerinin ve idari prosedürlerinin ardında insanların hayatlarının bulunduğunun altını çizerek, özellikle yaşamları için mücadele eden çocuklara ve masraflar ile bürokrasiyle baş etmek zorunda kalan ailelere dikkat çekti.

 

“Hastalık, bürokrasi veya ekonomik maliyet karşısında hiçbir hasta yalnız bırakılmamalıdır” diye vurgulayan Stefanu hiçbir ebeveynin çocuğunun tedavisi ile ailesinin maddi imkânları arasında seçim yapmak zorunda bırakılmaması gerektiğinin altını çizdi.

 

Bugün Avrupa Birliği’nde izlenen politikaları eleştiren Stefanu AB’nin bugünkü liderliğinin sosyal politikalar aleyhine silahlanmaya ve savaşa ağırlık verdiğini belirterek, sağlık sistemlerini ve yurttaşların refahını öncelikleri arasında görmediği değerlendirmesinde bulundu.

 

Stefanu konuşmasının sonunda AKEL’in GESY’yi güçlendirme ve koruma, devlet hastanelerini destekleme ve sınır ötesi sağlık hizmetlerinde dışlanma ve eşitsizliklere son verme yönündeki kararlılığını yineleyerek “AKEL için sağlığın savunulması bizzat insan yaşamının savunulmasıdır” dedi.

 

PREV

Tarım sektörünün acilen desteğe ihtiyacı var

NEXT

Atık yönetimindeki başarısızlığın ağır bedelini hem devlet hem de vatandaşlar ödüyor