Casusluk minibüsü hakkında AKEL Genel Sekreteri Stefanos Stefanu’nun açıklaması
Hukuk Dairesi’nin inatla üzerini örtmeye devam ettiği casusluk minibüsü olayı Anastasiadis-DİSİ hükümetinin bariz bir kurumsal yolsuzluk ve çıkar ilişkileri vakasıdır.
Meclis’e ve Mahkeme’ye sunulan deliller kitlesel yasa dışı takip ve dinleme kapasitesine sahip bir sistemin faaliyet gösterdiğini kanıtlıyor. Ayrıca siyah minibüsün faaliyetlerinin devlet makamlarının ve yetkililerinin bilgisi dahilinde olduğunu da ortaya koyuyor.
Buna rağmen, olayın başlıca sorumlularına yönelik cezai kovuşturma Hukuk Dairesi tarafından muğlak bir «kamu yararı» atfıyla durduruldu. Hukuk Dairesi Yolsuzluklara Karşı Mücadele Kurumu’nun olayı daha fazla araştırmasının önünü kapattıktan sonra, Başsavcı yeniden açıklama yaparak dosyanın kapandığını söyledi.
Kısacası, hukuk devletini koruma sorumluluğu ve yükümlülüğü bulunanlar ataletin ve örtbas etmenin koruyucularına dönüştüler.
Artık kaçınılmaz bir soru ortaya çıkıyor: Bu ülkeyi kim yönetiyor?
Neden böylesine ciddi bir yasa dışı takip ve dinleme vakası sonuna kadar soruşturulmuyor?
Yolsuzluklara Karşı Mücadele Kurumu’nun son açıklamasına göre, olaya Başsavcı Yardımcısı’nın olası müdahalesi hakkında Kurum’un yapmayı amaçladığı araştırma neden engelleniyor?
Skandalı araştıran Avrupa Parlamentosu Komitesi’nin tavsiyelerine rağmen, özel soruşturmacının raporu neden hâlâ çekmecelerde tutuluyor?
Bu kritik sorular casusluk minibüsünün faaliyetleriyle ilgili birçok şeyin gizlendiği ve bunda Hukuk Dairesi’nin başrolü oynadığı sonucuna götürüyor. Hristodulidis hükümetinin suskunluğu ise Başsavcılığın ortaya koyduğu tutumlara sunduğu siyasi korumayı açıkça ortaya koyuyor.
Derin bir kurumlar kriz yaşanıyor.
Aynı vaka hakkında, aynı aktörler ve benzer suçlar nedeniyle Yunanistan’da hapis cezaları verildiğini hatırlatmak gerekir.
Başsavcı ve Başsavcı Yardımcısı Hukuk Dairesi’nin aldığı kararların ve ortaa koyduğu tutumların sorumluluğunu üstlenmelidir.
Onlar eğer bu olayın herhangi bir müdahale olmadan, bağımsız ve kapsamlı bir biçimde soruşturulmasını güvence altına alamıyorlarsa, istifa etmelidirler.
AKEL bu olayın üstünün örtülmesine ve suçluların cezasız kalmasına izin vermeyecektir.
Bu konuyu yeniden Meclis gündemine taşıyacağız. Çünkü mesele hukuk devletinin işleyişini sağlayan kurumlarının güvenilirliği, devletin güvenliği ve vatandaşların kişisel verilerinin korunması açısından bir güvenilirlik meselesidir.
- Casusluk minibüsü dosyasının yeniden açılmasını,
- İlias Stefanu’nun raporunun derhal yayımlanmasını,
- Olayın tüm boyutlarının ve olası tüm siyasi bağlantılarının, devlet kurumlarıyla ve diğer bağlantılarının araştırılmasını,
- Casusluk minibüsü skandalına karışan herkesin sorumluluklarının ortaya çıkarılmasını talep ediyoruz.