Kıbrıs sorununun çözümüne NATO’nun herhangi bir şekilde karışması hem Guterres Çerçevesi ile hem de Kıbrıs’ın garantörlerden ve hamilerden kurtulması hedefi ile çelişmektedir
AKEL Basın Sözcüsü Yorgos Kukumas “Kıbrıs 1960’ın zamanı geçmiş garantörlük sisteminden ve her türlü vesayet veya garantörlükten uzak bir geleceği hak ediyor. BM Genel Sekreteri 2017’de Kıbrıs Sorunu Konferansı’nda güvenlik konusuyla ilgili olarak, tek taraflı müdahale hakkının kaldırılması ve işgal birliklerinin kısa bir süre içinde adadan ayrılmasıyla bağlantılı olarak garantiler sisteminin kaldırılmasını ve yerine çözümün uygulanmasına yönelik bir mekanizmanın getirilmesini önermişti” dedi.
NATO’nun dâhil olduğu bir garantörlük sistemini içeren bir senaryonun güvenlik konusunda BM Genel Sekreteri tarafından önerilen Çerçeve ile bariz bir biçimde çeliştiğini dile getiren Kukumas DİSİ’nin, Hristodulidis hükümetinin ve Kıbrıs sorununun çözümüne NATO’nun karıştırılması konusunu gündeme getiren herkesin iki soruya yanıt vermesi gerektiğine işaret ederek, “öncelikle, müzakerelerin kesintiye uğradığı yerden yeniden başlatılmasını ve güvenlik konusuna ilişkin hususlar da dâhil olmak üzere geriye kalan meselelerin Guterres Çerçevesi temelinde çözüme kavuşturulmasını destekliyorlar mı, desteklemiyorlar mı? İkinci olarak da sırf Sağ Kıbrıs’ın NATO’ya girmesi doktrini ve arzusuyla hareket ediyor diye, garanti rejiminin devamını Kıbrıs halkının kabul etmesini talep etmeleri mantıklı mıdır?” sorularını yöneltti.