AKEL Küba’nın yanında
Küba halkını boğma girişimine son verilmelidir
AKEL Genel Sekreteri Stefanos Stefanu Küba’nın Kıbrıs Büyükelçisi Ruben Pino ile geçtiğimiz günlerde bir araya geldi ve milletvekilliği seçim sonuçlarına ilişkin AKEL’in ilk değerlendirmeleri hakkında kendisini bilgilendirdi. Stefanu seçimlerin sonucunun verdiği yeni güçle AKEL’in Kıbrıs ve Kıbrıs halkı yararına verdiği mücadeleyi yoğunlaştırma kararlılığını vurguladı.
Küba Büyükelçisi ABD tarafından uygulanan hukuka aykırı ve tek taraflı yeni yaptırımlar ve Küba’ya karşı dört aydır sürdürülen enerji ablukası nedeniyle tüm Küba halkının yaşadığı son derece zor günlük yaşam koşulları hakkında Stefanu’ya bilgi verdi. Ayrıca ABD’nin Küba’ya yönelik giderek artan saldırgan tutumuna ve askeri müdahale tehditlerini gerekçelendirmek için ortaya atılan asılsız suçlamalara da değindi.
AKEL Genel Sekreteri Stefanu ABD’nin Küba’ya ve liderlerine yönelik asılsız suçlamalarını kınadı ve bunların ABD’nin ülkeye müdahalesi için bahane oluşturma çabasının parçası olduğunu belirtti. Ayrıca Trump yönetimi Küba’yı elektrik ve temel ihtiyaç maddelerindeki eksiklikler nedeniyle “başarısız bir devlet” olarak göstermeye çalışsa da, tüm dünyanın bu durumun temel sebebinin ABD’nin Küba’ya karşı 65 yıldır uyguladığı hukuka aykırı abluka olduğunu bildiğini vurgulayan Stefanu ABD’nin Küba’ya yönelik ablukasının Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun ezici çoğunluğu tarafından art arda 32 kez kınandığını hatırlattı. AKEL Genel Sekreteri ABD’nin Küba halkını boğma girişimine, uluslararası hukuku ve BM Şartı’nı bariz bir şekilde ihlal etmesine karşı uluslararası toplumun tavır alması ve kan dökülmesine yol açacak olası bir ABD müdahalesinin engellenmesi gerektiğini ifade etti.
Stefanos Stefanu her zaman ve özellikle en zor dönemlerde Kıbrıs’ın ve Kıbrıs halkının yanında olan Küba ve Küba halkıyla AKEL’in ve Kıbrıs Halk Hareketi’nin güçlü bir dayanışma içinde olduklarını yineledi.