Yunanistan’daki 21 Nisan Darbesinin kara yıldönümü faşizmin ve milliyetçiliğin nelere yol açtığını hatırlatıyor
Tam 59 yıl önce, 21 Nisan 1967’de Yunanistan’da Cuntayı iktidara getirerek Yunanistan’ı derin bir karanlığın içerisine sürükleyen ve Kıbrıs’ı kana bulayan Darbenin bugün kara yıldönümü. Cunta döneminde yüzlerce demokrasi savaşçısı sorgularda, sürgün adalarında işkenceler gördüler, can verdiler, faşist rejime karşı kanlarıyla direniş destanı yazdılar. Faşizme karşı direnen herkesi saygıyla anıyor ve onurlandırıyoruz. Çünkü onlar en karanlık dönemlerde demokrasiyi yaşatmak için mücadele ettiler. Onlarla birlikte, Cuntaya karşı mücadelede Eylül 1970’de canlarını veren yurttaşımız Yorgos Çikuris’i ve İtalyan yoldaşı Maria-Elena Angeloni’yi de saygıyla anıyoruz.
Bu kara yıldönümü aynı zamanda 21 Nisan Darbesiyle kapalı kapılar ardında ABD ve NATO’nun desteğiyle Kıbrıs’ın bölünmesinin temellerinin atıldığını da hatırlatıyor. Grivas ve EOKA B ile iş birliği içinde planlanarak Kıbrıs Cumhuriyeti’nin altı oyulmasının doruk noktası 15 Temmuz 1974 Darbesi oldu ve Türkiye’nin istilasına, Kıbrıslıların şiddet yoluyla yerlerinden edilmesine ve vatanımızın bölünmesine yol açıldı. Cunta birkaç gün sonra çökmüş olsa da ardında işgalin dikenli telleriyle yaralı bir Kıbrıs bıraktı.
Bugünkü yıldönümü faşizmin ve milliyetçiliğin nelere yol açtığını ağır bir şekilde hatırlatmaktadır. Cuntanın Kıbrıs’a karşı işlediği suç unutulmaz. Yurdumuzda bölünmenin kalıcılaşmasına asla izin vermemeliyiz. BM kararlarında belirtildiği gibi siyasi eşitliğin olacağı iki bölgeli, iki toplumlu federasyon için üzerinde anlaşmaya varılmış olan zeminde adil ve sürdürülebilir bir çözüm için; özgür ve yeniden birleşmiş bir Kıbrıs için; ülkemizde barışı ve gelecek perspektifini yeniden kuracak bir çözüm için mücadele etmeye devam etmek hepimizin boynunun borcudur.
Bu kara yıldönümü vesilesiyle AKEL, tarihi demokrasi ve özgürlük için mücadeleler fedakârlıklarla dolu kardeş Yunan halkına selamlarını iletmektedir. Kıbrıs’ta ve tüm dünyada aşırı sağa ve neo-faşizme karşı kararlılıkla mücadele ediyoruz. Tarihi gerçekleri, demokrasiyi, insan haklarını, sosyal kazanımları ve dayanışma değerlerini savunuyoruz.