Basra Körfezi’ndeki savaşın ülkemiz turizm sektörü üzerindeki etkilerine karşı koyulması konusunda AKEL’in önerileri
Basra Körfezi’ndeki savaş nedeniyle ülkemizin turizm sektöründeki yaşanan durum hakkında
AKEL Genel Sekreteri Stefanos Stefanu’nun basın toplantısı
Turizm sektörünün paydaşlarıyla birlikte Aya Napa’da gerçekleştirdiğimiz toplantıda Basra Körfezi’ndeki savaş nedeniyle Kıbrıs turizm sektöründeki durum ve özellikle Mağusa bölgesi hakkında ciddi endişeler dile getirildi.
Toplantının temel sonucu ülkemizin turizm sektörünün zaten ciddi bir darbe aldığı ve Basra Körfezi’ndeki savaşın gidişatından bağımsız olarak sorunların devam edeceği oldu. Eğer savaş sürerse, sorunlar daha da büyüyecek ve ekonomi, toplum ile turizm sektöründeki çalışanlar üzerindeki etkiler daha ağır olacaktır. Turizm ekonominin kritik sektörlerinden biridir ve desteklenmesi gerekmektedir. Turizmde %30’luk bir düşüşün Kıbrıs ekonomisini resesyona sürükleyebileceği hesaplanmaktadır. Bu nedenle hemen harekete geçilmelidir.
Turizm sektörünün paydaşları hükümetin yavaş tepki vermesinden ve açıkladığı önlemlerin yetersiz olup turizm zincirinin büyük bir kısmını kapsamadığından dolayı büyük memnuniyetsizliklerini dile getirdiler ve hükümetin turizm sektörü insanlarının görüşünü almadan turizm hakkında kararlar aldığını ifade ettiler.
AKEL turizm sektöründeki durumla ilgili uyarıda bulunarak, hükümeti sorunların çözümü için ek önlemler almaya çağırmakta ve bu önlemleri özellikle altı eksen etrafında sıralamaktadır:
Birinci eksen, sektör içindeki istihdamın desteklenmesiyle ilgilidir; böylece faaliyetler tatmin edici seviyede sürdürülebilir ve istihdam kayıpları önlenebilir. Yeni istihdam destek programlarının ve emekçilere yönelik teşviklerin açıklanması gerekmektedir.
İkinci eksen, turizm sektörünün tüm yelpazesini kapsayan önlemlerle ilgilidir. Hükümetin açıkladığı önlemler esas olarak oteller ve onların faaliyetlerinin desteklenmesiyle sınırlıdır. Destek önlemleri sektörün diğer işletmelerini de kapsayacak şekilde genişletilmeli ve pandemi döneminde oluşturulan yasal çerçeve kullanılarak kredi ödemelerinin kolaylaştırılması da buna dahil edilmelidir. Bu doğrultuda Kıbrıs savaşın ekonomideki etkilerine karşı koyabilmek için ek mali destek sağlamak üzere AB’ye başvurmalıdır. Kıbrıs Orta Doğu’ya coğrafi yakınlığı nedeniyle doğrudan etkilenmiştir.
Üçüncü eksen, ülkenin güvenli bir destinasyon olarak itibarının yeniden tesis edilmesiyle ilgilidir. Ülkemizin daha yoğun ve somut hedefli tanıtımı için daha fazla finansman sağlanmalıdır. Ayrıca ülkeye seyahat edecek olanlara dikkatli olmalarını tavsiye eden Seviye 2 listesinden Kıbrıs’ın çıkarılması için özel bir kampanya yürütülmelidir. Bu durum, turizm sektörümüzün ana pazarı olan Birleşik Krallık dahil birçok ülke için geçerlidir.
Dördüncü eksen, ülkenin bağlantısallığının desteklenmesi ve güçlendirilmesiyle ilgilidir. Turizm sektörü paydaşları, yürütülen tanıtım programı hakkında bilgilendirilmek ve reklam içeriğinin oluşturulmasına katkıda bulunmak istemektedir.
Beşinci eksen, iç turizmin belirli programlar, teşvikler ve finansmanlarla desteklenmesiyle ilgilidir. İç turizm yalnızca kriz dönemlerinde destek aracı olarak değil, turizm sektörünün ayrılmaz bir parçası olarak değerlendirilmelidir.
Altıncı eksen, mevcut durumun orta ve uzun vadeli sonuçlarının dikkate alınmasıyla ilgilidir. Devletin zamanında hazırlanabilmesi için savaşın gelişimi ve süresine bağlı senaryolar oluşturulmalıdır. Ayrıca dış gelişmelere oldukça hassas olan turizm sektöründe ortaya çıkan krizlere yönelik olarak da kapsamlı bir plan hazırlanmalıdır. Savaşın başlaması ve Kıbrıs’ın tehlikeli bölgeler arasında gösterilmesinin ardından kaybedilen turizm dinamizmini yeniden kazanmak için girişim ve eylemler hayata geçirilmelidir. Cumhurbaşkanı’nın savaş uçakları önünde görüntülenmesi ve Kıbrıs’ın korunması gerekliliğinin aşırı vurgulanması turist güvenliği açısından ülkenin uluslararası imajını olumsuz etkilemiştir.
Turizmi ve genel olarak turizm sektörünü destekleyici önlemlerin tartışılması ve ilerletilmesi amacıyla AKEL, konunun ilgili Meclis komitesinde resen ele alınmasını önerecektir. Bölgedeki gergin durumun devam etmesi halinde ise AKEL, genel durumun değerlendirilmesi ve ek önlemlerin alınması için Siyasi Liderler Konseyi’nin toplanmasını gerekli görmektedir.